Tıbbi Sanat
Retro bilgisayarBugüne kadar bilim ve sanat hep birbirine ters düşen konular olmuşlardır. Sanat, kişisel gözlemlere ve bunların içten gelerek yorumlanmasına dayanırken, bilim kabul edilmiş esaslara ve belirlenmiş kurallara dayanır. Bu açıklamalara dayanırsak, 'tıbbi sanat' terimsel olarak kendisine ters düşmektedir. Ama dış görünüş yanıltıcı olabilir. Aslında tıbbi sanat, ikincinin yöntemlerini ve yaratıcılığını kullanıp birincinin konularını işleyerek, bilim ve sanat arasındaki boşluğu dolduran bir daldır. Ve tıbbi illüstratörler de kompozisyon ve ışık kullanımı gibi konuların yanı sıra anatomi ve fizyoloji gibi konularda da bir temele sahip olmalıdırlar. Tıbbi sanatın geleneksel uygulamalarından olan grafikler ve tablolar, illüstrasyonlar, fotoğraflar, video filmler, üç boyutlu modeller ve yontular, tıp kitaplarında, profesyonel tıp bültenlerinde ve hasta eğitim paketlerinde kullanılır.
ÇEVİREN: SİNAN VURAL
Tıbbi illüstratörlerin bir kısmı hâlâ, kalem ve mürekkep, suluboya, airbrush, karbon tozu ve bunlar gibi diğer geleneksel malzemeleri kullanırken, sayıca gittikçe artan bir kısmı da, ameliyatların karmaşık üç boyutlu gösterimlerine kadar her şeyi bilgisayar teknolojisinden faydalanarak gerçekleştirmektedirler. Ve uzmanlar bilgisayarların bu alandaki yerlerinin giderek kuvvetlendiğini kabul etmektedirler. Bu arada, birçok illüstratörün, 'Bilgisayarlar teknolojisi eski metodolojiyi yok edecek' korkusu içinde bulunması bu alanın evrensel olarak kabul edilmesini geciktirmektedir. Kritikler, bilgisayarların sunduğu olanaklar ne kadar yardımcı olsa da belirlenmiş kıstasları sebebiyle basit anatomik krokilerden, çizimlerin yaratıcılığını sınırlayacağını belirtmektedirler. Örneğin bir ameliyatı bilgisayar yardımıyla canlandıracak olan bir illüstratör tüm detayları gösteremeyebilir, veya belirli bir bakış açısını istediği gibi empoze edemez. Diğerleri ise bilgisayarların, bir işlem sırasında çok önem kazanan fiziksel ve fizyolojik detayları göstermekten aciz olduğunu ve çıkış çözünürlüğünün hiçbir zaman gerçek görüntü veya el çizimi kadar iyi olamayacağını belirtmektedirler. Bazı durumlarda bu teknolojiyi kullananlar da kritiklerle aynı fikir-
Kardiyak kateterin damar içindeki hareketini gösteren bu proje, David Bolinsky tarafından Johnson & Johnson için hazırlanmıştır.
lere sahip olurlar. Örneğin Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin başhekimi Patrick Lynch yaygın olarak bilgisayarlara, 'Size ne derlerse desinler, eğer çuvalla paranız yoksa, iyi kalite ve canlı renkler elde edebilmek için siz yine eski usul takılın' demekten kendini alamamaktadır. Bahsettiğimiz kısıntıların yanı sıra, çizim tablosundan devre plaketine geçiş oldukça dramatik olmuştur. Örneğin bu yılki Tıp Çizerleri Topluluğu'nun (Association of Medical Illustrators-AMI) toplantısında bilgisayarlar oldukça geniş bir yer aldılar. Otuz dokuz konuşmacının yarısından çoğu bilgisayar kullanımından ve bu yarar kullanmasına rağmen,
Çizer Michael Coper ve Dr. Rong-Zeng Li burada mesane içinde yapılan bir ameliyattan bir detay almışlardır.
alanın potansiyelinden bahsetti. El ameliyatları, kalple ilgili gösterimler ve beynin yapısının üç boyutlu animasyonlarla gösterimi konuşulan konular arasındaydı. AMI toplantısının Teknik Butik adlı bölümünde her yıl olduğu gibi yeni illüstrasyon teknikleri sergileniyordu. Ama bu yıl eskisi gibi yeni yeni karbon bileşikleri, mürekkepler, airbrush teknikleri yerine serginin çoğunu bilgisayarlar ve yan donanımları kapladı. AMI'nın 1989-90 yöneticisi ve New Jersey Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde (UMDNJ) halkla ilişkiler şefi olan Marsha Jessup bu yılki bilgisayar ağırlıklı toplantı konusunda şöyle demektedir: '90'lı yılların tıbbi illüstrasyonlarını tam olarak yansıtıyordu. Bilgisayarın bu alandaki yararlarından bahsetmemek hata olurdu.' Jessup bu yılki yüzde 35'lik artışı da bilgisayarın sağladığına inanmaktadır. TARİH TEKERRÜR EDİYOR The John Hopkins Üniversitesi, Sanatın Tıbba Uygulanması Bölümü ana bilim dalı başkanı Cary Lees'e göre, "Bilgisayarlar klasik çizim aletlerinin yerini alacak mı?" sorusu çok yersiz, çünkü Lees, bilgisayarları diğer çizim aletleri gibi bu alanda kullanıyor ve ona göre bilgisayarların bir anılacak bir alet olarak nitelendiri-
Mesanenin temizlenmesi işlemi burada Dr. Rong-Zeng Li tarafından geleneksel suluboya ve airbrush ile bilgisayar grafiklerini birleştirerek gösterilmiştir.
tehdit unsuru oluşturmaları olanaksız. 1900'lerin başında ortaya çıkan kamerayı örnek veriyor. "O zamanki çizerler kameraların kendilerini işsiz bırakacağını düşünüyordu. Hem orijinalin tam bir kopyası varken elle yapılmış bir çizimi kim isterdi ki?" Ama Lees olayın tamamen ters yönde geliştiğini vurguluyor. Kamera yardımıyla aynen yapılacak kopyalar üzerinde daha az zaman harcanmaya başlandı. Böylece çizerler kendilerini geliştirmeye ve kameranın yapamadıklarını gerçekleştirmeye başladılar. Örneğin hiçbir kamerayla kesit resmi veya şeffaflıkları görüntüleyemezdiniz. "Kameradan korktukları gibi şimdi de bazı çizerler bilgisayarlardan korkuyor" diyor Lees. "Aslında bu bir tehdit değil. Çünkü bilgisayarlar illüstratörlerin görüntüler üzerindeki hakimiyetini artırıyor ve yaratıcılıklarının uygulanabilmesini sağlıyor. Bu korkutucu olmamalı, çünkü eninde sonunda birisinin çıkıp görüntünün estetikliğini kontrol etmesi gerekecek; yani ne tür bir sunuş tarzı uy-
Fikrini kanıtlamak için Lees, ulanmalıdır, görüntülerin sırası nasıl olmalıdır. Bunu yapacak olan da bir insan, ama yardımcısı bilgisayar olabilir." John Hopkins'teki illüstratörler bilgisayar kullanmaya 1980 yılında başlamıştır. O zamanlar sadece bir sistem almışlar ve yararını gördükleri için kullanımı daha da yaygınlaştırmışlar. Bugün her illüstratörün önünde bir terminal var ve toplam 14 bilgisayar tam randımanla kullanılıyor. John Hopkins hastanesindeki öğrenim programı içinde öğrencilerin alması gereken ve bilgisayarla ilgili olan toplam üç ders var. Bunlardan ilki bilgisayar kullanmayı öğreten basit bir giriş kursu. Ardından da bilgisayar grafiklerini temel alan birincil ve geliştirilmiş grafiklerle yeni tekniklerin öğretildiği ikincil kurslar. Lees bunun önemli bir gelişme olduğunu belirtiyor ve şöyle diyordu: "On yıl önce programımızda bilgisayarla ilgili bir tane bile ders yoktu. Bugün öğrencilerimize bilgisayarlar ve bunun yanında taslaklarını ve 35mm'lik slaytları grafiksel olarak görebilmeleri için scanner'lar ve digitize için çeşitli olanaklar sağlıyoruz." Lees'e göre öğrenciler sadece teknolojiyi anlamakla kalmıyorlar. "Teknolojinin içinde yer alarak, üç boyutlu gösterimler gibi en yeni sistemleri kullanıyorlar. John Hopkins'teki yeni mezun olan Matthew Nixon, Lees'in bilgisayarın etkileri konusunda söylediklerine tamamen katılmaktadır. "Bilgisayarlar bu alanda o kadar çok yeni yol açtı ki, illüstratörler geçmişte olmayan yeni alanlara yayılıyorlar." Şu anda radyoloji kürsüsünde çalışan Nixon, bu okulu 10 yıl önce bitirmiş olsaydı, öğrenciliği ve tabii ki şu andaki kariyeri çok farklı olacaktı. Mezun olurken verdiği tezinde de bilgisayarları tomografiyi, scan edilmiş illüstrasyonları ve üç boyutta yaratılmış gösterimleri birleştirerek bir bilek ekleminde oluşan hasarları teşhis etmeye yarayan üç boyutlu bir animasyon sistemi kullanmıştı. Nixon'un bugün sürdürdüğü çalışmalar da verdiği teze dayanmaktadır ve Nixon şu andaki projesinde bilgisayarların öğrencilerin eğitiminde kullanılmasını öngören bir program hazırlamaktadır.
rine tamamen katılmaktadır.
ER ER
Bir DNA molekülünün hücredeki sarınımı.
DEVAMLILIĞIN
ARAŞTIRILMASI
Tıbbi çizerlerin bilgisayarı kullanarak yaptıkları ilk uygulamalar, doktorların her zaman kullandıkları grafikler ve tablolar olarak başladı. UMDNUI'de yetkili bilgisayar grafikeri olarak çalışan Michael Cooper, “Bilgisayarlar tıp alanındaki haberleşmede bir devrim yarattılar”” demekte ve yapılan istatistiki araştırmaların sonuçlarının üç boyutlu olarak çeşitli açılardan incelenmesinin çok daha rahat anlaşılır olduğunu belirtmektedir. Cooper, bilgisayarın yaygınlaşmasının ve grafiklerle kullanılmasının, kendi işinin niteliğini değiştirdiğini belirtmekte ve “Artık daha çok danışman olarak çalışıyorum... birçok doktorun evinde bilgisayarı var ve takıldıkları konuları bana danışıyorlar.” Bilgisayarla grafik yelpazesinin diöer ucundaysa tıbba yeni yeni giren animasyon bulunmaktadır. Tıbbi illüstratör David Bolinsky, “Bilgisayarla, daha önce hiç yapılmamış şeyleri,” gerçekleştirmektedir ve bunun için oldukça büyük bir sistem kullanmaktadır.
Örneğin Bolinsky'nin Johnson & Johnson için hazırladığı proje, bir atardamarın içine kalp ameliyatı sırasında takılan ve hareket edebilen bir aletin (kardiyak kateter) üç boyutlu animasyonunu içermektedir. “Üç boyutlu animasyonla, bu aletin nasıl genişleyip damara yayıldığını ve damarın bu yapıya nasıl tepki verdiğini göstermeye çalıştım.'”” Bolinsky bu işlemin bilgisayarla yapılmasının haftalar sürdüğünü söylemektedir. “Yapının geometrisi zaten çok karışık, el-
“le hazırlanan bir gösterimde bunu bir de ayrı bakış açılarından göstermek tamamen imkansız olacaktır.” —
Bolinsky, “Geçen altı yedi yıldan beri insanlara, tıp alanında çalışmasalar da bilgisayarla yakınlığı olan bir sürü tasarımcı olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Eğer tıp alanında çalışan çizerler akıllarını başlarına alıp bilgisayarla tanışmazlarsa bu alanda-
- ki tüm işleri bilgisayarla çalışan illüstratörler götürecektir, bunun için tıbbi
“temelleri olması © kadar da gerekli
İllüstrasyon alanındaki
Matthew Zang'in bilgisayar destekli — sanatı seçmesinde fazla rol oynamıştır. Hem “US News and World Rekopyası.
port” adlı gazetede çalışan hem de serbest olarak tıbbi çizimler yapan Zang, tıbbi çizimler için gereken bilimsel mükemmelliğin, illüstrasyonlar alanında yeni bir stilin gelişmesini engelleyebileceğini belirtmektedir. Bu yüzden Zang, açılmayacak bir yerde çukur açabilmek” için — bilgisayar teknolojisine dayanmaktadır. Zang'ın tıbbi illüstrasyon kataloğunda bültenler, dergiler ve gazeteler için çizilen fiziksel, patalojik ve fizyolojik çizimler vardır.
Zangiki yıl önce bilgisayar kullanmaya başlamıştır ve şu anda yaptığı tüm işler bilgisayar temellidir. “Kul- — landığım program tam bana göre ve rush, gölgelendirme ve yarı geçirgenlikleri taklit edebiliyorum. ” Zangayyeteneklerini geçtiğini de belirtiyor. “Bilgisayar kullanırken tekrar eden işlemleri yapmak çok kolaylaşıyor.
Ayrıca mürekkep değiştirmek gibi sı- — kıcı işlemlere de gerek kalmıyor.”'
benim çizim stilime çok uygun. Ya- — zılımın birçok özellikleri benim bilgi- — “sayar dışında kullandığım tekniklerin — Bunları kullanarak airb-
Tıp çizerlerinin çoğu için bilgisayar geleneksel çizim metodlarının yerini almıştır. Baltimore'lu serbest çizer Jacqueline Schaffer, projelerinin yaklaşık yüzde yüzünü bilgisayar yardımıyla hazırlamaktadır. "Çizerler bilgisayar yardımıyla uzun süreden beri etkileyici çizimler yapmışlardır. Ama şimdiye kadar sadece scan edilmiş görüntüler üzerinde çalışılmıştı, oysa günümüzde çizerler tüm çizimleri tamamen bilgisayarda hazırlamaktadırlar. Mouse'u kullanmak başka, kalemi veya airbrush'ı kullanmak başka.." Schaffer, bilgisayarın en avantajlı tarafının zamanda tasarruf sağlaması olduğunu belirtiyor. "Tıbbi bir illüstrasyon yaparken genellikle birbiri peşi sıra gelen çizimler kullanılır. İlk karenin çiziminin elde veya bilgisayarla yapılmasının farkı yoktur. İkisi de aynı zaman alır, ama sonraki çizimler için bilgisayarla yaptığınız ilk çizimi değiştirmeniz yeterli olacaktır." Schaffer bilgisayarın zaman konu- Bir göz ameliyatının üstten alınmış kesit halindeki görüntüsü.
sundaki yararına en güzel örnek olarak son andaki değişmeleri veriyor. "Birçok müşteri çizimlerde son anda bazı değişiklikler yapmak ister. Cevap olarak 'Hiç sorun değil' derim ama o anda asıl isteğim onları parçalara ayırmaktır. Çünkü elle yapılmış bir çizimi değiştirmek yenisini yapmak kadar zordur neredeyse. Ama bilgisayar kullandığımdan beri böyle bir istek karşısında 'Hiç sorun değil' derim ve demek istediğim gerçekten budur. On beş çizimin son andaki değişikliklerini bir buçuk saat içinde gerçekleştirebilirim." Hazırlık, kurutma ve temizleme de artık fazla zaman almamaktadır. "Sadece yarım saatin kalmış olsa bile bir şeyler yapabilirim. Oysa airbrush ile çalışırken hazırlanma sürem neredeyse bu kadar tutuyordu." Michigan Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde çalışan bir çizer olan Chris Burke, illüstratörlerin bilgisayara yaklaşmamasına, daha önce belirtilmemiş, başka bir sebep gösteriyor. "Bazı sanat yönetmenleri belli bir çizerin stilinin peşindedirler, yani istedikleri sadece 'bir şeyin resmi' değil. Bazı sanat yönetmenleri ise sadece çizimin peşindeler." Burke bilgisayarların bu ikinci tipe yönelik olduğunu belirtiyor. "Ama yeni çıkan programlar bilgisayarın grafik yeteneklerini iyice zorluyor. Örneğin artık pütürlü bir yüzey üzerine pastelle çizim yapabiliyorsunuz. Veya suluboyanın kağıt üzerindeki dağılımını taklit edebiliyorsunuz. Sanırım bu yeni özellikler daha iyi illüstratörleri de bilgisayara çekecektir." YENİ ÖZELLİKLER SINIRLARI GENİŞLETİYOR Tıp çizimleri arasında popülerliği gittikçe artan bir başka ara birim de fotoğrafların değiştirilmesini sağlayan 'artistic surface'...
CE and images map gaps and step ofis
by ih ye Animated 3-D
Bap a helpful final overview | “Tor surgical planning.