Commodore sayı 59, sayfa 15

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 15

Mesanenin temizlenmesi işlemi burada Dr. Rong-Zeng Li tarafından geleneksel suluboya ve airbrush ile bilgisayar grafiklerini birleştirerek gösterilmiştir.

tehdit unsuru oluşturmaları olanaksız. 1900'lerin başında ortaya çıkan kamerayı örnek veriyor. "O zamanki çizerler kameraların kendilerini işsiz bırakacağını düşünüyordu. Hem orijinalin tam bir kopyası varken elle yapılmış bir çizimi kim isterdi ki?" Ama Lees olayın tamamen ters yönde geliştiğini vurguluyor. Kamera yardımıyla aynen yapılacak kopyalar üzerinde daha az zaman harcanmaya başlandı. Böylece çizerler kendilerini geliştirmeye ve kameranın yapamadıklarını gerçekleştirmeye başladılar. Örneğin hiçbir kamerayla kesit resmi veya şeffaflıkları görüntüleyemezdiniz. "Kameradan korktukları gibi şimdi de bazı çizerler bilgisayarlardan korkuyor" diyor Lees. "Aslında bu bir tehdit değil. Çünkü bilgisayarlar illüstratörlerin görüntüler üzerindeki hakimiyetini artırıyor ve yaratıcılıklarının uygulanabilmesini sağlıyor. Bu korkutucu olmamalı, çünkü eninde sonunda birisinin çıkıp görüntünün estetikliğini kontrol etmesi gerekecek; yani ne tür bir sunuş tarzı uy-

Fikrini kanıtlamak için Lees, ulanmalıdır, görüntülerin sırası nasıl olmalıdır. Bunu yapacak olan da bir insan, ama yardımcısı bilgisayar olabilir." John Hopkins'teki illüstratörler bilgisayar kullanmaya 1980 yılında başlamıştır. O zamanlar sadece bir sistem almışlar ve yararını gördükleri için kullanımı daha da yaygınlaştırmışlar. Bugün her illüstratörün önünde bir terminal var ve toplam 14 bilgisayar tam randımanla kullanılıyor. John Hopkins hastanesindeki öğrenim programı içinde öğrencilerin alması gereken ve bilgisayarla ilgili olan toplam üç ders var. Bunlardan ilki bilgisayar kullanmayı öğreten basit bir giriş kursu. Ardından da bilgisayar grafiklerini temel alan birincil ve geliştirilmiş grafiklerle yeni tekniklerin öğretildiği ikincil kurslar. Lees bunun önemli bir gelişme olduğunu belirtiyor ve şöyle diyordu: "On yıl önce programımızda bilgisayarla ilgili bir tane bile ders yoktu. Bugün öğrencilerimize bilgisayarlar ve bunun yanında taslaklarını ve 35mm'lik slaytları grafiksel olarak görebilmeleri için scanner'lar ve digitize için çeşitli olanaklar sağlıyoruz." Lees'e göre öğrenciler sadece teknolojiyi anlamakla kalmıyorlar. "Teknolojinin içinde yer alarak, üç boyutlu gösterimler gibi en yeni sistemleri kullanıyorlar. John Hopkins'teki yeni mezun olan Matthew Nixon, Lees'in bilgisayarın etkileri konusunda söylediklerine tamamen katılmaktadır. "Bilgisayarlar bu alanda o kadar çok yeni yol açtı ki, illüstratörler geçmişte olmayan yeni alanlara yayılıyorlar." Şu anda radyoloji kürsüsünde çalışan Nixon, bu okulu 10 yıl önce bitirmiş olsaydı, öğrenciliği ve tabii ki şu andaki kariyeri çok farklı olacaktı. Mezun olurken verdiği tezinde de bilgisayarları tomografiyi, scan edilmiş illüstrasyonları ve üç boyutta yaratılmış gösterimleri birleştirerek bir bilek ekleminde oluşan hasarları teşhis etmeye yarayan üç boyutlu bir animasyon sistemi kullanmıştı. Nixon'un bugün sürdürdüğü çalışmalar da verdiği teze dayanmaktadır ve Nixon şu andaki projesinde bilgisayarların öğrencilerin eğitiminde kullanılmasını öngören bir program hazırlamaktadır.

rine tamamen katılmaktadır.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.