OYUN İÇİNDE VAR

OYUN

Silent Service, eski bir denizaltı simülasyonu.

International Karate uzakdoğu sporlarının bir simülasyonu.

Asterix de eski bir arcade/adventure.

Aslında oyunlar, hayvanlar gibi tam olarak sınıflandırılamaz, çünkü yeni programcılar devamlı yeni oyunlar üretmektedirler. Yeni üretilen bir tür oyunun da hangi oyun ailesine girebileceğine kim karar verebilir ki?

Bilgisayar oyunları, tarih öncesi zamanlarda yani daha Commodore 64 piyasaya çıkmadan önce, tek örnek olarak hazırlanırdı. O zamanın ilkel makinelerinin grafik ve ses yetenekleri çok kısıtlı olduğundan, bir Arcade (bunun anlamını daha sonra açıklayacağım) oyununda bile karakterin nerede olduğu cümlelerle anlatılıyordu. İşte o zamanlarda Arcade ve Adventure (bunu da az sonra açıklayacağım) oyunlar arasında bir fark yoktu. Sonraları bilgisayarların grafik kapasiteleri gelişmeye başlayınca Arcade ve Adventure birbirinden ayrı yollarda gelişti. Bu süreçte yollarının birçok yerde kesiştiği oldu ama bu iki tip, tüm bilgisayar oyunlarının temelini teşkil etti. Şimdi gelelim günümüzde var olan oyun türlerini tanımaya. Aslında oyunlar, hayvanlar gibi tam olarak sınıflandırılamazlar, çünkü yeni programcılar devamlı yeni oyunlar üretmektedirler. Yeni üretilen bir tür oyunun da hangi oyun ailesine gireceğine kim karar verebilir ki? Bir oyun da birkaç türün özelliklerini taşıyabilir. Bu yazıda sizlere oyunların nasıl sınıflandırıldığını ve oyun türlerinin anlamlarını anlatmaya çalışacağım - tabii kendi fikirlerim doğrultusunda.

DARHE

ICINDE

VAR

©1999 GLYN HILLIARD

Sinan VURAL

ARCADE: “Arkeyd” olarak okunur. Kelime anlamı, üstü kapalı bir geçit demektir. Bu ismin neden konduğunu anlamak için Avrupa eğlence tarihine göz atmakta yarar var. “Amusement arcade” eğlence yeri anlamındadır. Bizdeki panayır ya da lunaparkların içindeki kapalı oyun yerlerine benzer yerlerdir. Buralarda makinaların içine para atarak oyun oynarsınız. (Langırt ve tilt bu tür yerlerin klasik oyunlarıdır.) Arcade türü oyunlarda genellikle bir karakter -ki bu karakter insan olabileceği gibi bir uzay gemisi veya fantezi ürünü bir araç da olabilir- joystick'le kontrol edersiniz. Oyun temel olarak grafiğe dayanır ve karakterler hareketlidirler. Kendi arasında da birçok kısma ayrılan bu tür oyunlar, büyük kentlerimizdeki eğlence merkezlerinde bulunabilecek türdendir. ADVENTURE: “Edvençır” olarak okunur. Kelime anlamı macera demektir. Bu tür oyunlarda karakterinizi genellikle klavyeden yazdığınız komutlarla kontrol edersiniz. Karakterinizin pozisyonunu ekranda görmezsiniz ama oyunun hikayesi ve durumunuz cümlelerle anlatılır. Bulunduğunuz durum bazı oyunlarda grafik olarak gösterilir, bazı oyunlar ise hiç grafik içermezler ama kelime hazneleri çok geniştir. Temel olarak bu

HİSTOS oyunlara, resimlerle desteklenmiş ya da resim kullanılmamış bir macera romanı olarak bakabilirsiniz. Macera türü oyunlar da kendi aralarında çeşitli kollarda gelişmişlerdir. Bu iki temel tip oyunu anlattıktan sonra, şimdi de diğer oyunlardan ve hangi oyunun hangi türe girdiğinden bahsedelim. Bazen Arcade ve Adventure'ların yolları kesişir demiştim. İşte Arcade-Adventure denen oyunlar bu iki türün özelliklerini birleştirirler. Bu tür oyunlarda karakterinizi bir joystick'le kumanda ederken bir macerayı çözmeye çalışırsınız. Larry ve Iceman gibi Sierra Şirketi'nin oyunları bu türe dahildirler. Beast gibi bir oyun ise tam bir Arcade-Adventure'dır. Karakterinizi joystick'le kontrol ederken diğer karakterlerle de konuşup ortalığı araştırırsınız. Flimbo's Quest veya C64 klasiklerinden olan Impossible Mission gibi oyunlar da bu türe dahil edilebilirler. Impossible Mission'ı platform türü oyunlar sınıfına sokmak bence daha mantıklıdır, çünkü Arcade kısımları daha ağır basmaktadır. Platform oyunları Arcade'in bir alt sınıfı olarak yorumlanabilir. Karakteriniz araştırma yaparken çeşitli katlardan ve odalardan oluşan bir kompleks içinde hareket ediyorsa bu oyun platform oyunları sınıfına dahil edilebilir. Bu türün tüm özelliklerini taşıyan oyunlardan biri Bombjack'tır. Platform oyunlarında bazen yolunuza çıkan düşmanlarınız olur. Bunları elinizde silahınız varsa vurabilirsiniz. Flimbo's Quest gibi kayan bir harita boyunca hareket ettiğiniz oyunlara da Jump'n'Run (Zıpla ve Koş) denir. Giana Sisters ve Amiga oyunlarından olan Rick Dangerous ve Hard'n'Heavy bu tür oyunlara diğer örneklerdir.

Üç boyutlu simülasyonlardan

Warhead

Eski C-64 adventure'larından

Castle of Terror

Arkanoid, Blockbuster'lara güzel

bir örnektir

Quet

LOADING

Tamamen düşmanları vurmaya dayanan oyun tiplerine de Shoot'em Up denir. Kelime anlamı Vur Onları demektir, zaten oyunun tek amacı da Flimbo's Quest'te bu değildir: düşmanlarınızı vurmak. Genelde eğlence merkezlerinde bu tür oyunlar bulunur. Belli bir haritaya sahip olup, bir amacı olan tipleri olduğu gibi, belli bir süre sonra dolaşıp aynı yere geldiğiniz tipleri de vardır. Commodore 64 için yazılmış olan Zaxxon ve River Raid bu türün en eski örnekleridir. Jump'n'Run ve Shoot'em Up türlerini birleştiren oyunlar da vardır. Örneğin Green Berets ve Midnight Resistance bu tür oyunlardır. Zaten başta da söylediğim gibi, bir oyunu sadece bir sınıfa dahil etmek imkânsızdır, ama genel özelliklerine bakarak belli bir sınıfa gireceğini söyleyebiliriz. Maze Game (labirent oyunu) denen oyunlarda karakteriniz bir yollar kompleksi içinde dolaşıp, ya düşmanlarını öldürmekte ya da bir dizi cisim toplamaya çalışmaktadır. Şimdiye kadar en çok kopyası yapılan oyun olan Pacman ve yine eski C64 oyunlarından Wizard of Wor bu tip oyunlara örnektirler. Arkanoid ve Krakout gibi oyunlarda etkili karakteri dolaylı olarak kontrol edersiniz. Bu oyunlarda topa “Bat” denen sopayla vurursunuz. Bir duvardaki tuğlaları kırmaya çabaladığınız bu tür oyunlara “Blockbuster” (tuğla avcısı) denir. Şimdiye kadar anlattığım ve örnekler verdiğim oyunların hepsi Arcade özellikler taşıyordu, yani hareketliydiler ve bir karakteri kontrol ediyordunuz. Şimdi gelelim Adventure özellikleri taşıyan oyunlara. Macera oyunları sizin klavyeden giriş yapmanızı bekler. Parser denilen giriş sistemlerinin yardımıyla, dilin yapısına (genellikle dil İngilizce'dir) göre yazılan komutları yorumlayan programlar geliştirilmiştir. Ne yazık ki bu tür programlar, karmaşık cümleleri yorumlayabilmelerine karşın, yazarken yaptığınız hataları anlamadıkları için uzun vadede sıkıcı olurlar. Bu sorunun üstesinden gelmek için ikon kullanma sistemini önce Magnetic Scrolls adlı şirket geliştirmiştir. Ekranın üstündeki bir pencereden bir emir, ardında başka bir pencereden de emirle ilgili bir cismi belirlediğiniz sistemler daha çok grafikli oyunlarda kullanılmaktadırlar. Çünkü grafikli oyunlarda grafikler aksesuar olmaktan öte oyunun aktif birer parçaları haline gelmişlerdir. Örneğin Deja Vu adlı oyunda tüm işlemleri ve komutları yorumlayan programlar geliştirilmiştir. Aslında bu oyunda klavyeyi hiç kullanmasanız da olur, çünkü tüm komutlar ve yapacağınız diğer işlemler (yüklemek ve kaydetmek gibi) ikonlar halinde ekranda görülmektedir. Sadece belli bir kişinin veya bir yerin adını yazarken klavyeye ihtiyaç duyarsınız. Tabii her macera oyunu grafikli değildir. Özellikle Infocom adlı şirketin oyunlarının çoğu sadece yazıya dayalıdır. Bu oyunlarda hatalarınızı düzeltmek için “Oops” denen bir komut da bulunmaktadır. Eğer verdiğiniz komutla ilgili olan nesneyi hatalı yazdıysanız, aynı komutu tekrar yazmak yerine “Oops” ardından da doğru nesneyi yazarsanız emriniz bu kez doğru olarak işlenecektir. Ama bu sistem yine de her durumda etkili değildir. Adventure türü oyunlarda, sonraları yeni bir dal daha ortaya çıkmıştır. Klasik macera oyunlarında bir karakteri yönetirken artık birkaç karaktere ulaşım sağlanmıştır. Fantasy

Role Playing (FRP) yani hayal ürünü dünyalarda birkaç kişiyi birden yönetmeye dayanan bu oyun türü oldukça beğenilmiştir. Ne var ki adı üzerine birkaç çeşitleme yapılmıştır. Amerika'da bu tür oyunlara FRP denirken, İngilizler RPG yani Role Playing Game demeyi seçmiştir. İngilizlerin yorumu bence daha geniş kapsamlıdır, çünkü oyun hayal ürünü bir dünyada geçmek zorunda değildir. Günümüzde ve zamanımızda geçen oyunlar da vardır.

RPG türü oyunlarda bir takımın genel hareketlerini kontrol edebildiğiniz gibi her karaktere de ayrı ayrı komuta edebilirsiniz. Genellikle fantastik yerlerde geçen oyunlarda, zamanı geldikçe büyü kullanırsınız, zamanı geldikçe de strateji kurarak savaşırsınız. Bu tür oyunlar daha önce bahsettiğim birçok türü birleştirirler. Amacınıza ulaşmaya çalışırken Adventure, savaşırken Shoot'em Up oynarsınız. Savaşlar sadece vuruşmaya değil, stratejiye de oldukça dayanır.

Strateji türü oyunlarda fazla grafik yoktur, zaten buna ihtiyaç da yoktur. Genelde bir harita üzerinde hangi ordunuzun nereye gideceğine karar verirsiniz. Bu sıkıcı gibi görünebilir ama farklı oyunlarda farklı özellikler ortaya çıkar. Örneğin Storm Across Europe adlı oyunda savaşırken bir yandan da bilimsel gelişmeleri kontrol edebilirsiniz. Savaşların yaratıldığı strateji oyunları bir bakıma birer simülasyon bile sayılabilir. Tavla, briç, poker ve spor oyunları da stratejiye dayanır ama bilgisayar gerçekliği simüle ettiği için Simulation sınıfına sokabiliriz. Örnek olarak, Kick Off 2 mükemmel bir futbol simülasyonudur.

*“Simulation” ve “Emulation” farklı iki tür olarak yorumlanabileceği gibi aynı kefeye de konabilirler. Simulation türündeki oyunlar gerçekliği bilgisayarda taklit ederken her sorunu ve her kolaylığı yansıtmaya çalışır. Emulation'lar ise taklit ederken sadece önemli bölgeleri göz önüne alıp oyuna daha fazla ağırlık verirler. Örneğin Flight Simulator adlı oyun (veya oyun demiyelim artık) tam bir gerçekçilik taklidiyken, F-18 Interceptor taklide fazla yer vermez, ama düşmanlarla savaşa yani oynanabilirliğe ağırlık verir. Bu yüzden F-18 çok hızlıyken, Flight Simulator biraz yavaş kalır. Simulation veya Emulation türü oyunlar genellikle bir aracı taklit ederler; uçuş simülasyonlarının grafiklerinin hepsi üç boyutludur. Üç boyutlu oyun kavramı çok bilinmese de farkında olmadan çok gelişmiştir. Cyberspace denen oyunlarda grafiklerin çoğu matematik formüllere, üç boyut içindeki hareketleri ise tamamen vektör hesaplamalarına dayanır. Warhead, Mercenary ve Elite gibi oyunların hepsi simülasyon veya emülasyon olmalarının yanı sıra üç boyutlu oyunlardır. Bu tür oyunların yazarlarıyla yapılan bir söyleşiyi de dergimizde bulabilirsiniz. Şimdi bazı arkadaşlar, “Hmmm, yine dergide boş yer kalmış doldurmaya çalışıyorlar.” diye düşünüyordur. Ama böyle bir dergimiz yok. Bizim temel düşüncemiz bilgisayarın eğitim amacıyla kullanılması olduğu için oyun oynarken bile eğitilmeniz için bu yazıyı yazdım. Aslında beni buna zorlayan da yine siz oldunuz; Shoot'em Up'a Jump'n'Run, Adventure'a FRP diye ben değilim herhalde. Neyse artık öğrendiniz, laf aramızda oyun satanlara da öğretseniz fena olmaz. Okulların açıldığı bu günlerde, oyunlar üzerine böyle bir yazı yazmak da pek hoş oldu doğrusu. “OYUN DOLU GÜNLER DİLERİM (?)”

Up'a güzel

bir örnek |

Gelecekte geçen bir RPG Corporation