Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 60
dürülmüş. Bu sahneyi bir köşe- den sessizce seyreden küçük Daphne çok korkmuş ve koşa- rak yatağına gidip yatmış. Ha- tırladığı son şey, adamın elin- deki küçük, sevimli bir kuklay- mış. Ertesi sabah uyandığında önceki gecede gördüklerinin bir rüya olduğuna karar ver- miş. Bu olaydan sonra baba- sında büyük değişiklikler ol- mMmuşv e küçük Daphne'ye kö- tü davranmaya başlamış. Za- ten bir süre sonra Daphne ya- tılı bir okula gönderilmiş ve uzun bir süre babasını görme- Miş. Konuşmanız bittiğinde salo- na kaptan giriyor; limana var- dıklarını, artık geminin boşal- tılması gerektiğini söylüyor (6.30). Kahramanımız ise artık katilin kimliğini bildiğini söylü- yor ve kaptana, herkesi bira- raya istiyor. Her- kes toplandığında, kahrama- nımız gemiye geldiği gece olanları herkese anlatıyor ve sıra katilin kim olduğunu gös- termeye geliyor. Herhalde bu- raya kadar geldikten sonra katilin kim olduğunu anlamış- sınızdır. Aslında şu anda kafa- nız bir hayli karışık olmalı. En iyisi olayları bir düzene koy- mak. Geldiğimiz gece öldü- rüldüğünü sandığımız kişi, ya-
ni Niklos Karaboudjan
yıllar önce Dimitri adında bir kuklacı tarafından öldürül- müş. Niklos'u öldürdükten son- ra adam, sanatını kullanarak Niklos'un kılığına girmiş ve bu- güne kadarki yaşamının bü- yük bir bölümünü Mr. Karabo- udjan olarak geçirmiş. Buraya kadar katilin kim olduğunu çı- karamadıysanız söyleyin: katil; Dick'i öldürerek onun yerine geçmiş. Gemiye geldiğimiz gece, sırtında bıçakla yerde yatan cansız ceset Disk'e aitti ve arkadan yaklaşan Dimitri bizi bayıltarak cesedi ortadan kaldırdı. Çünkü herkesin Nik- los'un öldüğünü sanmasını is-
tiyordu. Hatta bunu belgele- mMemiz için bize davetiye gön- deren de Dimitri'nin ta kendi- siydi. Bizi seçmesinin nedeni, bu olayı çözemeyecek kadar başarısız olduğumuzu sanma- sıydı. Fakat işler ters gitti; biz olayları teker teker çözdük ve olaylar arasındaki bağlantıla- ri bulduk. Oyunda iki çeşit son ekran var: İlk son-ekranı katili bula- madığımızda yani yanlış kişiyi katil olarak gösterdiğimizde çıkıyor. Eğer yanlış kişiyi göste- rirseniz, adam veya kadın su- çunu inkar ediyor. Fakat buna rağmen kodesi boyluyor. Şüp- heliyi götüren polis teknesi kı- yıya yaklaşırken biz kafamız-
daki düşüncelere dalıyoruz ve şüphelenin “Ben masumum...” sözleri aklınızdan çıkmıyor. Eğer doğru kişiyi yani Dick'i 60
gösterirseniz sizi muhteşem bir son ekran dizisi bekliyor. Polis- ler katili kıyıya götürürken biz zafer kazanmış bir komutan edasıyla onları gözlüyoruz. Daha sonra bu başarımızdan dolayı müfettişlikten dedektif- liğe terfi ediyoruz, Kahramanı- mız afisine girdiğinde şapka- sını askılığa fırlatıyor, kravatını gevşetiyor, pencerenin pan- curunu aralayıp dışarı bakı- yor, bir yudum viski içiyor ve ayaklarını masaya uzaratak yeni ofisinin tadını çıkarıyor. Evet; bir Delphine efsanesi daha burada bitti. Fakat umut ediyorum ki bu efsane bize daha birçok oyun kazandıra- cak. Biz bu oyunun kalitesinin
aşılamayacağını düşünsek de, göreceksiniz Delphine ye- ni oyunlarında bu kaliteyi de aşacaktır. görüşmek üzere...
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 61
Selam! Eğer siz de TETRIS ile başlayan ve zamanla herkese kafasını kullanmayı öğreten bu tür oyunları seviyorsanız, bu yazıyı okumaya devam edin. Son zamanlarda çıkan en güzel mantık oyunlarını tanıtmaya çalışacağım bu yazıda oyunların kısa bir açıklamasını ve kullanım talimatlarını bulacaksınız. Oynamasını öğrendikten sonra kafa patlatmak sizlere düşer... Unutmayın: NO PAIN, NO
Eminim hepiniz SOLO TEST'in
> SCHOLL
RÜDÜSTEMEER KALFHİSTOCK EY RAİHEDLU ARTS
ne olduğunu biliyorsunuz. Size verilen belirli bir bölgede, elinizdeki taşları birbirinin üzerinden atlatarak taş sayısını azaltmak ve sonunda minimum sayıda taş bırakmak bu oyunun genel konusuydu. Ama 45'te bu minimum sayı 1 olmak zorunda, yani kısaca tüm taşları birbirinin üzerinden atlatarak sonuçta tek taş bırakmanız lazım. Oyun grafik, müzik ve oynanabilirlik bakımından mükemmel diyebilirim. Hatta oyuna kademeler bile eklenmiş, her kademede değişik sayıda ve konumdaki
RAINBOW ARTS, birçok mükemmel oyuna imzasını atan bir firma. TURRICAN II'den sonraki harikası ise LOGICAL..
Oyunun amacı, ekranda 4
top için boşluğu olan daireleri aynı renkteki toplarla doldurup patlatmak. Her bölümde bilgisayar size ekranın sol üst tarafından teker teker random renklerdeki topları yuvarlamaya başlıyor. Siz bu topları istediğiniz dairelere yönlendirip, aynı renkteki topları bir dairede topluyorsunuz. Dairelerdeki 4 boşluğu da doldurduğunuzda o daire patlıyor. O bölümdeki her daireyi patlattığınızda ise bir sonraki bölüme geçiyorsunuz. Topları yönlendirmek için joystiğinizle taşları yok etmeniz gerekiyor. Bu oyunun çok orijinal bir özelliği var: Geçtiğiniz bölümün çözümlerini diskete (evet, sadece diskete...) kayıt edebilmeniz mümkün. Böylece başarısız olduğunuzda oyunu en başından oynamak yerine, kaydettiğiniz çözümleri disketten çağırabiliyorsunuz. Her bölüm geçtiğinde “S” tuşu ile kayıt ettiğiniz çözümleri, sonradan tuşu ile geri alabiliyorsunuz. Sonuç olarak özenilerek yapılmış bu oyunun kesinlikle arşivinizde yer alması gerekir. Sakın kaçırmayın...
yönettiğiniz hedefi, oynatmak istediğiniz topun üzerinde olduğu daireye gelin ve düğmeye basıp sağa, sola, yukarı veya aşağı doğru, topu ne tarafa atmak istiyorsanız, o tarafa çekin. Dairenin üstüne gelip sadece düğmeye basarsanız, daire kendi etrafında döner. Böylece ekrandaki daireler arasında top alışverişi yapabilirsiniz. Tüm bunları yaparken bir de zaman limitiniz olduğunu unutmayın. Onun için aklınızı oyuna verip bir an önce bölümleri tamamlayın. İlerleyen bölümlerde, işiniz gittikçe zorlaşıyor. Mesela, belirli yollardan belirli renkteki topların geçmesi gerekiyor, diğerlerini geçiremiyorsunuz. Bunun gibi, bazı yollarda kapılar beliriyor, ve o kapıdan geçen her top o kapının rengini alıyor. Sizlere çok detaylı bir oyun gibi göründüğüne eminim, ama topu topu 4 renk olduğunu söylersem işlerin o kadar karışmayacağını anlarsınız. Oyunun grafikleri mükemmel değil, ama unutmayın ki mantık oyunlarında grafik çok önemli bir unsur değil. Müzikler ve efektler yeterince güzel. Oyunu bayağı oynadım, 15. bölümüne kadar geldim ve bir şey anladım. Oyun belli bir zamandan sonra mantık oyunu olmaktan çok, biraz hamallığa biniyor. Oynadığımız bölümün başından beri hangi renkteki topları hangi dairede toplamaya karar vermeniz, o bölümün %75'ini tamamlamanız anlamına geliyor, gerisi daireler arası top transferleri vs. vs.. Yine de sizleri bayağı saracağına eminim. Güzel bir oyun, disk sürücü sahibi olanlar bu oyunu kaçırmasın.