Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 15
Bir demo'yla karşılaştığınızda ilk gözünüze çarpacak olan şey büyük ihtimalle bir logo olacaktır. Demo hazırlayan gruplar kendilerini kanıtlayıp diğerlerinden önde olduklarını göstermek için devamlı olarak yarış halindedirler. Bu yüzden her bir demo'da kullanılan logolar farklı olacak ve C-64'ü sınırlarına kadar kullanacaktır. Logolar ekranın yaklaşık üçte birini işgal ederler. Bunun için koyulmuş bir kural yoktur ama herkes anlaşmış gibi logolarını hemen hemen hep aynı boyutlarda yapar. Yapılan bu logolar ekranda her zaman sabit durmaz; swing dediğimiz sallama efekti logolar üzerinde en yaygın olarak kullanılan görsel triklerden biridir. Burada, daha önce tanımlanan bir sinüs tablosuna göre logo ekranda sağa sola veya yukarı aşağı sallanır. Logolara ilgi çekmek için başka teknikler de uygulanabilir. Örneğin iki karakter seti yani logo tanımlanarak ilginç şekillerde bu iki ayrı logo arasında geçiş yapılabilir. Örneğin bir çizgi tanımlanarak bunun üzerinde bir logo altında diğer bir logonun gösterilmesi sağlanabilir. Daha sonra bu çizgiye hareket verilerek yukarı aşağı oynanması sağlanır. Böylece çizgi yukarı çıktığında alttaki, aşağı indiğinde de üstteki logo görünecektir. Ayrım çizgisinin düz olması da gerekmez, hareketi bir sinüs grafiğine de bağlanabilir. Logonun altında veya yerine göre üstünde de grup çeşitli mesajlar vermek için bir scroll (kayan yazı) kullanır. Scroll mesajlarında gruplar arkadaşlarına selam ve düşmanlarına lanetlerini bildirirler. Scroll mesajları programcılık henüz çok ileri değilken karakter karakter atlayarak yapılıyordu, yani siz de bir BASIC programla bu tür yazılar geçirebilirsiniz. Ama gittikçe gelişen teknikler sayesinde ekranda yazılar yumuşak bir şekilde geçmeye başladılar: smooth scroll devri başlamıştı artık. Tek karakterlik scroll'lar, iki karakterlik scroll'lar derken sınırlar iyice genişletildi, bunlardan yeri geldikçe daha sonra bahsedeceğiz. Ekrana konan logo ve geçen başka efektler de yaratmak gerekir, aksi halde demo, demo değil düşük kaliteli (lame) bir intro olur ve programcıya da aşağılayıcı anlamda “Lamer” lakabı takılır. Sonraları, tasarımı ve ekran düzenini zenginleştirmek amacıyla programa başka özellikler de eklenmeye başlandı. Bu kadar karakter üzerine (Ta-ta! Bu da nesi?) sprite konulmalıydı. Şimdi bu karakter de neyin nesi diyebilirsiniz? Ekrana konulan logolar ve geçen scroll mesajları, genellikle işlemleri karakter seti üzerinden yapıldığı için karakter olarak yorumlanır. Ekranın aynı yerinde karakter setleri (logo halinde sıkıştırılmış veya scroll halinde) üzerinde dans eden, oynayan, zıplayan sprite'lar konabilir. Sprite'lar ve karakter setleri aynı noktada üst üste bulunabilirler, çünkü bu bilgisayarınızın donanımından kaynaklanan bir kolaylıktır. Demo'larda göreceğiniz sprite'lar bir isim, bir mesaj veya bir animasyon halinde olabilirler. Ekrana renk katmak için de renk şeritleri konuluyordu. Bir zamanlar ülkemizde geniş olarak dağıtılan ve satılan Rudi Ratlos'un kopya programları paketinde, gökkuşağı renklerine sahip şeritler yukarı aşağı oynuyorlardı, ancak zamanlama sorunları yüzünden bu şeritlerde titremeler vardı ve kesinlik elde edilemiyordu. Kesin ve titremeyen renk şeritleri raster satırları kullanılarak yapılabilir. Bu sistemi ilk uygulayan bir Türk programcı oldu. Renk şeritleri bir raster satırı
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 14
Şimdiye kadar hep bahsettik durduk bilgisayar gruplarından. Çoğunun kanunsuz olarak çalıştığını ve orijinal oyunları kopyalanabilir hale getirdikten sonra başına intro koyup dağıttıklarını ve bundan haksız kazanç sağladıklarını hemen hepiniz biliyorsunuz. Bu arada Vedat arkadaşımız da sizlere kendi programlarınız için bu tür intro'lar yazmanın yollarını ve tekniklerini öğretmeye çalıştı. Ancak bu bilgisayar gruplarının bir kısmı böyle kanunsuz işlerle uğraşırken bir kısmı da halka açık programlar yazmakla uğraşırlar. Halka açık programlarla kastettiğimiz ise 64'ün tüm yeteneklerinin sergilendiği programlar olan demolar ve daha önce de bahsettiğimiz yardımcı programlar olan utility'lerdir.
Demolar ilk olarak müzik paketleri olarak başladı. Oyunlarda kullanılan müzikler sökülüp bunlar bir program içinden istenildiği gibi çağrılıyordu. Hangi grup daha çok müzik söker daha fazla program hazırlarsa onun ismi yayılırdı. Örneğin ilk zamanlarda çeşitli programcıların hazırladığı Game Musics ve Synth Sample adlı seriler pek meşhur olmuş hatta ülkemizde de birkaç bölümü bulunabilmişti. Bu arada programcılar sadece müziklerle yetinmeyip ekranı daha hareketli hale getirmeye çalıştılar. Bunun güzel örneklerinden bir tanesi Synth Sample adlı müzik programıyla, ilginç efektler yaratan bir görsel programın birleştirilmesiyle oluşan SWINTH adlı programdı. Müzikleri ve görsel efektleri gittikçe geliştiren programcılar ilginç gö-
EPP 5005
64'ün Demoları
Görüntüler yaratmak için bilgisayarı çeşitli şekillerde aldatmaya başladılar. Böylece ortaya çıkan yeni nesil programcılık başlı başına bir alan oluşturdu. Bu arada intro'lar da demo'larda kullanılan tekniklerden nasiplerini almışlardı. Dergimizin ilk sayısında verilen Hyperscreen adlı program ekran sınırlarının üst ve alt kısımlarını kaldırıyordu. Bunu başarmak için ROM'da, ekranı açıp kapatmakla görevli rutin şaşırtılıyordu. Rutinin tüm işlevi raster taraması belli bir satıra geldiğinde ekranı kapatmaktı. Programcılar ise, rutin belirlenen satıra iki üç raster satırı uzaklıktayken ekranı 24 satıra indirip, belirlenen satırı geçince tekrar 25 satıra çıkararak bu rutinin işlemesini engellemişlerdir. Böylece C-64'ün tasarımcılarının koyduğu ilk sınırlama aşılmış oldu. Bu arada kırılmış olarak ülkemize gelen oyunlardan bir tanesinin başındaki intro hepimizi uçurdu. Programcı sadece ekranın alt tarafını açmakla kalmıyor yanlarını da açıyordu. Önce kimse ne olduğunun farkına varmadı, ama sonra şöyle bir düşününce adamın ne yaptığını fark edip hayrete düştük. Ama daha göreceğimiz çok şey vardı... İşte burada bu demolardan örnekler verip ne tür teknikler kullanıldığını anlatmaya çalışacağız. Yazımız teknik olmayacak, yani hangi adreslerin kullanıldığından falan bahsetsek bile çok derinlere inmeyeceğiz. Amacımız, sizlerin de ekranda gördüğünüz bir şey karşısında çok şaşırmadan bunun ne olduğunu rahatça anlayabilmeniz. Şu anda bu demoların çok küçük bir kısmı piyasada bulunabiliyor ama bilgisayarınızın sınırlarının aşıldığını görmek istiyorsanız dergimize bir mektupla başvurabilirsiniz. Demolar Democuklar