Commodore sayı 66, sayfa 63

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 63

aramaları için yolladı. Aradan uzun süre geçti fakat onlardan da haber gelmeyince Arthur kendi gitmeye karar verdi. Bu andan itibaren oyunda devreye biz giriyoruz. Bu anlattığım olayların bir kısmını zaten oyunun başındaki demoda görmeniz mümkün. Sierra bu oyunda müzik kabiliyetini epey ilerletmiş. Hemen her ekran için mükemmel ve konuyla ilgili müzik yapması çok güzel olmuş. Müziğin atmosferi yükseltmesi ve insanı oyuna bağlaması gerekiyor ki bu oyun da bunun doruğunu temsil ediyor. Oyunu oynarken ilk dikkat edeceğiniz husus mükemmel müziklerin eşliğinde detaylı ve büyük grafikler. Spriteları büyük ve anlaşılabilir yapmalarının yanısıra background grafikleri de gerçekten övgüye layık. Sierra bu oyunda yalnızca yazmaktan sıkılanlar için arcade sahnelerini de arttırmış. Oyunda birçok yerde arcade dövüş sahnesi var ve işin iyi yanı zorluk seviyesini ayarlayabilmemiz. Oyunun bilmeceleri hakkında söylenecek fazla şey yok. Hepsi sizi oldukça uğraştıracak türden. Sierra her zamanki gibi esprilerini bu oyunda da bol bol kullanmış. Yani oyunu monoton bir şekilde oynamanıza da izin verilmemiş. Bilmeceleri çözerken mitoloji ve efsane bilgilerinizi oldukça zorluyorsunuz. Bu da oyunun zevkini bir kat daha arttırıyor. Oyunda büyücü Merlin'in ruhu da sizinle birlikte. Siz bir komut verdiğiniz zaman cevap veren Merlin oluyor. Bu kadar güçlü bir dostunuz varken pek korkmamıza gerek yok diye düşünmeyin sakın çünkü oyun gerçekten zor. Oyunun eksik yönleri de yok değil. Hero's Quest'ten alıştığımız bir bilmeceye birkaç çözüm bu oyunda birkaç yer dışında yok. Bir de oyunun kelime haznesi geniş yapılamamış. Bu kadar güzel müzik ve grafik kullanılırsa olacağı da bu olur zaten. Oyunda kullanılan arcade sahnelerinin zorluğunu ayarlayabiliyoruz bu iyi de bazı yerlerde bu sahneler epey zor. Sizlerin de benim gibi en basitinde oynasanız bile Black Knight'ı geçebilmek için ya Amiga'nızı ya da yanınızda bulunan ve yardım etmekle yükümlü arkadaşınızı parçalayacağınıza eminim. İşte bu sahne çok zor hazırlanmış. O yaratığı (Black Knight) üç kere attan düşürmek imkânsız gibi bir olay. Ama benim tavsiyem o ekranda iki kişi oynamanız. Bir kişi kalkanı diğeri de mızrağı kontrol ederse kafayı yeme ihtimali biraz olsun azalıyor. Oyunun amacı her ne kadar kutsal kadehi bulmak olsa da Sierra sağ olsun bizlere birkaç görev daha vermeyi unutmamış. Üç şövalyenizi yani Gawaine, Galahad, Lancelot'u bulmak zorundasınız ve işin garip yanı Lancelot'u kurtardığınız zaman Camelot'a sevgilisinin yani karımızın yanına ışınlanıyor. Onu kurtarmamak da kadehin bizi yok etmesine sebep oluyor. Yani fedakârlık, iyilik ve cesaret tabi bir de Merlin bu oyundaki yardımcılarınız. Sierra'nın bu oyunda kullandığı bir diğer yenilik de artık bir yerlere gitmek için deli gibi dolaşıp durmadan harita yardımıyla gidebilmemiz. Harita üzerinde mouse ile gideceğimiz yere tıklarsak oraya gitmiş oluyoruz ki bu da oldukça kolaylık sağlıyor. Oyunumuz yalnızca Camelot'ta da geçmiyor. Kadehi bulmak için gemiyle Kudüs'e bile gidiyoruz (kaç kral bunu yapardı acaba?). Zaten bütün olaylar da burada çözümleniyor. Burada Galahad'ı ve kadehi buluyoruz ve mutlu sona ulaşıyoruz. Bir başka güzel husus da herkesin (Camelot'ta) bize saygılı davranması ki bu oldukça gurur okşayıcı. Kime giderseniz hemen duruşunu değiştiriyor ve m'lord lafı ile hitap ediyor. Ne yazık ki bu dışarıda pek geçerli değil, bilakis herkes bize karşı. Son olarak sizlere birkaç ipucu vereyim ve daha fazla bayılmadan oyunu oynamaya başlayın. Camelot'tan çıkarken dua etmeyi (tanrılara rüşvet vermeyi) unutmayın. Merlin'in odasından Lodestone'u almayı unutmayın çünkü Kudüs'te işimize çok yarayacak. Para kesenize her çeşitten para alın ve duadan sonra tekrar doldurmayı unutmayın. Her zaman önce savaşı ve öldürmeyi değil iyiliği düşünün.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.