Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 63
VIRUS KILLER
IMATION CARD
EQUIPMENT REPORTS adet yazı bulunuyor. 27. sayının büyük bir kısmı, hemen herkes tarafından merak edilen “veri hırsızları” konusuna ayrılmış. “Kimdir bu veri hırsızları?”, “Ne yer ne içerler?”, “Nerelerde gezerler?” gibi sorularınızın tüm cevaplarını bu sayıda bulabilirsiniz. Eğer elektronikten birazcık anlıyorsanız, Donanım köşesini bu sayıda işgal eden “C64'ün Kapıları” yazısıyla C64'ünüzün dış dünyayla nasıl iletişim kurduğunu öğrenebilirsiniz. Bir disketin nasıl yapıldığını hiç merak ettiniz mi? Eğer bir disket fabrikası gezmek isterseniz Avrupa'lara gitmeye gerek yok. Sadece 28. sayımızı okursanız, bir disket fabrikasının her ayrıntısını öğrenebilirsiniz. 28. sayıdaki donanım köşesi, C64'ün evrensel bir seri çıkışı olan RS232'den nasıl yararlanabileceği konusuna ayrılmış. Eğer bu çıkışı iyi tanırsanız, çoğu araçla (printer gibi) rahatlıkla iletişim kurabilirsiniz. C64'ü yeni alanlar program yapmayı öğrenirken genelde çok acı çekerler, çünkü hangi tuzaklardan nasıl kurtulacaklarından haberleri yoktur. Bu sayıda, çiçeği burnunda programcıların tuzaklardan kolayca kurtulabilmeleri için gerekli “On Emir” bulunuyor. Virüsler artık iyice başınızı ağrıtmaya başladıysa, Commodore dergisinin 29. sayısını ele geçirmeye bakın, çünkü bu konuda altın gibi bilgilerle donatılmış iki adet yazımız yayınlanmıştı. Donanım köşesinde de, Disk drive'ların modasının yavaş yavaş geçtiğini gösteren CD ROM'ların yetenekleri anlatılıyor. Birkaç sayıdır süren “C64 için püf noktaları” dizisinde, oyunları sonsuz hak yapmak için gerekli tiyolar, normal püf noktaları yanında yer almaya bu sayıda da devam ediyor. 38. sayımız genelde çocuklara ayrılmış. Bunlar arasında en çok ilgi çeken yazı, özürlü çocukların bilgisayar kullanmasını sağlayan donanımla ilgili olanı. Programcılıktan fazla zevk almayan arkadaşların donanım dalına atlayabilmesi için bir de yazı bulunuyor bu sayıda. Elektroniğe ilk adım yazısında, bilgisayar “user port”unun nasıl kullanılacağı açıklanmış. Müzikle ilgilenen okuyucular için bir de C64 ve MIDI yazısı bulunuyor bu sayıda. Algoritma, bir programı değerli yapan en önemli kısmıdır. Peki algoritmanın tarihini hiç merak ettiniz mi? İlk algoritmanın nerede kullanıldığını ve algoritmanın kısa tarihini
31. sayımızda bulabilirsiniz. Bilgisayarlarla veri aktarımı gibi oldukça fantastik bir olayın detayları da bu sayıda yayınlanmıştı. Donanım köşesi ise her zamanki gibi oldukça ilgi çekici. Bu sefer de kartuş yapmak için mutlaka gereken bir şey olan EP-ROM'ların nasıl programlanacağı anlatılmış, şemaları ve programlarıyla bir EPROM programlayıcı tasarımı yayınlanmış. C64'ünüzü çalıştıran elemanlar nelerdir? Merak edenlerin C64'lerini açıp da garanti dışı bırakmalarına gerek yok. C64'ün içine yakından bir bakış 31. sayıda yer alıyor çünkü. C64 dendiğinde akla ilk gelen şeylerden biridir müzik. Tabi ki bu konuda çok şey yazıldı, fakat her şeyi söylemiş olmak C64 için imkansız. Bu yüzden, 32. sayıda da C64 için Müzik konusuyla karşılaştığınızda şaşırmayın. 31. sayıda kartuş yapabilecek arkadaşların kullanabilmesi için bir EPROM programlayıcı yayınlamıştık. Bu sayıda da bu programlayıcının yeteneklerini kullanarak bir fastload (hızlı yükleme) kartuşu yapmak için gereken her şey yayınlanmıştı. Artık isteyen herkes kendi kartuşunu yaratabilecek! Masa üstü yayıncılık, bilgisayarın temel kullanım alanlarından biridir. Bu sebeple 33. sayıda bu konuyla ilgili üç tane yazı bulunuyor. Bunların biri yayın tekniğini öğrenmek isteyenler için. Diğer ikisi ise C64 ve Amiga'da masa üstü yayıncılığı anlatıyor. C64'ün Kernal'ı oldukça yeteneklidir. Fakat bu Kernal size yetmiyorsa, Kernal değiştirmeyi 33. sayının donanım köşesinden öğrenebilirsiniz. Teyp kullanıcıları! Hayatınızı kurtaracak bir yazı Commodore dergisi 34. sayısında yayınlanmıştı, haberiniz var mı? Basit bir devre ve program yardımıyla, kafa ayarı yapmak dert olmaktan çıkıyor. Dergimizin bu sayısında yeni bir köşe açılmıştı: “Bilgisayarla İletişim”. Bu köşede seslerin bilgiyi nasıl taşıdığı hakkında hem genel hem de teknik bilgiler bulabilirsiniz. Bu arada yeni bir de yazı dizisinin ilk bölümü bu sayıda yer alıyor. Bilgisayar ve yazıcısı olan herkesi ilgilendiren bir konu üzerine hem de: “Masa üstü yayıncılık”. “Eyvah! Disketimdeki her şey mahvoldu! Neden acaba?” Evet, neden acaba? Disketlerinizi korumak istiyorsanız mutlaka okumanız gereken bir yazı yayınlanmıştı 35. sayıda: “Verilere Elle Dokunmayın”. Programcılara yönelik pek bir yazı çıkmamış bu sayıda. Tek dişe dokunur yazı, Commodore 64'ün bellek haritası. Teleteknik'in nasıl bir kuruluş olduğunu tanıtmak amacıyla yayınlanan ilk yazı da bu sayıda bulunuyor. Disk drive'ınızın kafa ayarı bir kez bozuldu mu hayatınız kaydı demektir. Çünkü disk'lerin kafa ayarı teypler kadar kolay değiştirilemez. Fakat bu konuda imdadınıza, Floppy Justage yazısıyla Anıl yetişmiş 36. sayıda. Bu yazıdan başka, 35. sayıda başladığımız C64'ün bellek haritası yazısı da bu sayıda sizleri aydınlatmaya devam ediyor. Bilgisayar dillerinin kapışmasını izlemek istiyorsanız gene bu sayıyı elinize geçirmeye bakın, çünkü “Comal, Pascal, C Büyük turnuva” adlı yazıda dil güreşleri başlatılmıştı. Bu arada şimdiye kadar unutulan bir konu da bu sayıda (nihayet) biraz ortalığa çıkarılmıştı: “Bilgisayar Piyasada birçok kırıcı kartuş bulunuyor, fakat hepsinin fiyatları el yakacak düzeyde dolaşıyorsa yapacak tek şey vardır: Kendi kartuşunuzu yapmak. Tabi ki bunun için gereken bilgiyi Commodore dergisi 37. sayıda bulunan “Arşivci” yazısından alacaksınız. Bu sayıda disk drive kullanıcılarının programlarını kem gözlerden saklaması için gerekli bir yazı da bulunuyor: “Directory Numaraları”, Satranç, 37. sayının özel köşesi olarak seçilen konu. Fakat bu sefer Commodore 64'ün değil, Amiga'nın satranç programları tanıtılıyor. Bu köşede, Suat Atalık'la nasıl usta olunacağı konusunda bir de söyleşi yer alıyor. Amiga, kullanımının esnekliği dolayısıyla birçok dilin derleyicilerinin bulunduğu bir bilgisayar olmuştur. Bu dillerin hiç olmazsa birazını tanıtmak için 38. sayımızda “Dil Dilden Üstündür” yazısını yayınlamıştık. Bu sayının donanım köşesini gene User Port kaplamış. Anıl bu sefer de ilginç bir çıkış ünitesiyle başımızı ağrıtıyor (!). Amiga'nın birçok özelliğini biliyorduk. Harika sesler, inanılmaz görüntüler falan... Ama Amiga'nın arkeoloji dalında insanlara yardımcı olabileceğini kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Bu işin nasıl olup da olduğunu anlatan yazı da 38. sayıda yayınlanmıştı. Amiga'nın virüsleri baş ağrıtmaya devam ederken başımıza bir de C64 virüsleri çıktı. 39. sayıda bulunan virüs yazısı bu konuda oldukça ayrıntılı bilgi veriyor. MPS-802 alma gafletine düşen insanları sevinçten hoplatacak bir de yazı çıkmıştı 39. sayının donanım köşesinde. Artık MPS-802'ler de Süper ROM'ları sayesinde grafik basabiliyorlardı. Bu arada Amiga'cılar da unutulmadı tabi ki. Onlar için de Amiga için müziğin ne anlama geldiğini anlatan bir yazı, “Amiga'ya Göre Armoni” adlı yazı yayınlanmıştı bu sayıda. Kırkıncı sayımız, yeni programcıların, hatalarını düzeltmelerine yardımcı olacak bir yazıyla başlamıştı. C64 donanım köşesinde, kontrol portlarından ilkinin, herkesin sandığının aksine, sadece joystick bağlamak için olmadığını bir lightpen örneği vererek ispatlamıştık. Amiga'cılar için de Hold And Modify (HAM) modunun ne olduğunu, neye yaradığını vb. anlatan bir yazımız vardı 40. sayıda. Ekranda aynı anda 4096 rengi gösterebilen bu modun açıklanmasının zamanı zaten gelmişti. Heyyy!!! Uyanın. Yazının sonuna geldik. Asıl amacımız bu sayıda beş senedir yaptıklarımızın kısa bir özetini çıkarmaktı. Ama beş sene içinde yapılan işlerin KISA bir özetinin sığmayacağını fark ettiğimiz için yazıyı iki sayıya dağıtmaya karar verdik. İlk yazımızda 1-40 sayıları arasında dergimizde yayınlanan yazılar hakkında kısa bilgiler vermeye çalıştım. Gelecek sayıda özetin devamında görüşmek üzere hoşçakalın.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 62
MAKİNE
DİLİ ?
bir şans vererek, 1571'i anlamak adlı bir yazı da yayınlamıştık. Ayrıca 22. sayının bir özelliği de çocuklara savaş oyunları oynamayı yasaklamanın doğru olup olmadığı hakkında bir tartışma yazısı içermesiydi. Pascal öğrenmek isteyenler arasında bu dergiyi takip edenler, 10. dersini de veren Burak Kiper'in kursun sonunun geldiğine karar vermesi sebebiyle bu sayıyla birlikte PASCAL kursundan mezun olmuşlardı. Commodore dergisi hep bilgisayarlarla uğraşacak değil ya. Biraz da sanat diyerek, 23. sayıda, “Raffaelo'nun Sırrı Çözüldü” başlıklı bir yazıda, ressam Raffaelo Sanzio'nun ATİNA OKULU adlı eserindeki problemin bilgisayar yardımıyla nasıl çözüldüğü anlatılmıştı. Donanım köşesinde ise digital ekranlı gerçek zaman saatini nasıl yapabileceğiniz konusunda bir yazı yayınlanmıştı. Bu arada genel istek üzerine uzun zamandan beri yüzünü göremediğiniz “Püf Noktası” köşesi tekrar açılmıştı. Amiga kullanıcılarının artması üzerine, başbelası virüsler gündemi işgal etmeye başlamışlardı. Bu sebeple 24. sayıda virüsler hakkında genel bir bilgi verilmiş, bir virüsle başa çıkmanın temel yolları anlatılmıştı. Amiga piyasayı ele geçirirken C64 de boş durmuyordu tabi ki. Bu sefer de Masa Üstü Yayıncılık dalına el atan C64'ün bu yeni alanı da bu sayıda tanıtılmıştı. 25. sayıda ağırlık gene Amiga üzerine yazılara verilmişti. Amiga'nın mükemmel ses yetenekleri, bu sayıda yayınlanan dört yazıyla bile tamamen ortaya çıkarılamamıştı. 1541'i Anlamak yazı dizisi de genelde her disk kullanıcısının bildiği konuları bitirmiş, Relatif Dosya Kullanımı konusuna gelmişti. Amiga'nın Amerika'da beyin cerrahi simülasyonlarında kullanıldığını biliyor muydunuz? Hayır mı? O zaman 26. sayıyı bir okuyun. Bu sayıda Amiga'nın olağanüstü grafiklerinin kullanılmasıyla neler yapılabileceğine dair birçok yazıyla karşılaşacaksınız. Bu sayının bir başka özelliği de C64'ün iki yeni disk drive'ını tanıtmış olması: 1581 ve 1541-II. 1581, C64'de de 3.5 inçlik disket kullanmak isteyen kullanıcılar için üretilmiş bir drive. 26. sayıda monitörlerin çalışma prensibini anlatan iki