Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 39
Oyunun Değerlendirmesi:
Ses : 75 Grafik : 80 Oynanabilirlik : 90 Genel : 82
Geçen sene zevkle oynadığımız FIRE AND FORGET'in ikincisi nihayet ülkemizde. Daha oyunu yükler yüklemez göze çarpan bazı yenilikleri var. Birinci bölümdeki gibi üzerimizde uçan ve bize yardım eden bir uçak yok. Yani eskisi gibi bir ekip çalışması sergileyemeyeceğiz burada. Oyun daha da hızlanmış ve yeni extra silahlar konulmuş. Arabamız da değişmiş. Ve en önemlisi artık kullandığımız araba uçabiliyor da. İyi çizilmiş bir resim ve güzel bir müzikle oyunumuz yükleniyor. Resimden anladığımız kada-
Uğur Özyılmazel rıyla FİRE AND FORGET 2 nükleer savaştan sonra geçiyor. Konusu da MEL GİBSON'un ünlü filmi MAD MAX'e benziyor..
Hatta filmin birincisinin son sahnesi bu oyunun birinci kademesinin sonunda var. Burada da filmde olduğu gibi çelik zırhlarla örtülü bir tırla kıyasıya mücadele ediyoruz. Oyunumuz tipik yarış oyunlarına benzese de tam anlamıyla bir savaş oyunu. İlerlediğimiz yollarda bir yarışçı maharetiyle düşmanlardan kaçarken bazılarını da güçlü silahlarımızla yok etmeliyiz. Birincisindeki yolda bir şeyler toplama işlemi bunda da var. Oyunda kullandığımız normal yakıt, uçma yakıtı ve füzeleri bittiği zaman bütün bu parçaları yollardan topluyoruz. Zaman kaybetmeden oyunumuza geçelim. Oyundaki amacımız rakibimiz LYDIAX, elinde bulunan atom bombalarını belli bir süre sonunda patlatmadan onu yakalayıp yok etmek. Bu iş söylendiği kadar kolay değil. LYDIAX bizi kızdırmak için her kademeyi geçişimizde dalga geçici mesajlar gönderiyor. Yukarıda arabamızın uçtuğunu söylemiştim. Ama bunun bir kuralı var. Arabamızın uçması için belli bir hıza gelmesi gerek. O hıza eriştiği zaman yukarıdaki bölümde (READY FOR TAKE OFF) mesajını alıyoruz. Hemen RETURN tuşuna basarsanız arabamız uçmaya başlar. Joystick'i aşağıya çekerseniz arabamız yükselir. Arabanın havadaki kontrolü oldukça zor. Yollardan topladığımız füzeleri (HELP) tuşu ile fırlatabiliriz. İlk füzeyi attıktan sonra fark edeceğiniz gibi bu füzeler güdümlü. Attığınız bir füze en yakın düşmana çarparak patlıyor. Ama dikkatli olun sayılı füzemiz var. Normal atışla yok edebildiğiniz düşmanları normal atışınızla yok edin. Ve dalgınlıkla elinizi HELP tuşuna biraz sert vurursanız neredeyse bütün füzeleri fırlatırsınız. Oyunda dikkat edilmesi gereken tek yer burası. Arabayı Joystick'ten başka mouse ve tuşlarla da kontrol edebilirsiniz. Yolda ilerlerken robotlar ve değişik taşıtlar sizi engellemeye çalışıyor. Bunların en kötüleri ateş edenler. Mermiler o kadar küçük ki fark edemiyorsunuz bile. Bir de bakıyorsunuz bir hak kaybetmişsiniz. Oyunda görüş mesafesi uzun değil. Kendinizi yola kaptırırsanız hak kaybetmeniz işten bile değil. Ayrıca oyun esnasında benzin seviyenizi devamlı kontrol edin. Yollarda bulacağınız mavi şekilleri toplarsanız benzininiz çoğalır. Aynı iş uçma yakıtınız olan kırmızı kısım için de geçerli. Kırmızı şekilleri toplamayı ihmal etmeyin. Haklarınız bitince atom bombası patlıyor bütün her şey yok oluyor. Oyunun 'GAME OVER' sahnesinde kahramanımız üzgün halde yıkılmış durumdaki kente bakıyor. Oyunun ses efektleri çok yetersiz. Animasyonlar ise süper olmasa da güzel denebilir. Bu animasyonlara etkileyici efektler konulsaydı atmosfer daha iyi ve sürükleyici olurdu. Oyundaki tek düzelik belli bir yerden sonra insanı sıkıyor. Oyunu çıkaran Fransız firması TITUS oyundan oldukça umutlu. Oyun daha çıkmadan tüm dergilere reklamları ve screen shotları dağıtılmıştı. Resimlerde süper gözüken oyun o kadar iyi değil, ama zaman geçirip biraz da savaşmak istiyorsanız bu oyunu alabilirsiniz. Tavsiyem almadan önce bir bakın. Bu arada strateji meraklılarına bir haberim var. TITUS firması bu sene içinde ACTION CONCEPT/COMMANDO WAR adı altında üç boyutlu bir savaş oyunu piyasaya sürecek. Bu oyunda oldukça iddialı olan TITUS bakalım bunu ne ölçüde başaracak. FIRE AND FORGET için size, ACTION CONCEPT için TITUS'a başarılar.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 38
Her şey Japonya'da küçük bir şehirde başlar. Bu şehirdeki bir karate okulu iki gruba ayrılmıştır. İyiler ve kötüler. İyilerden tarafta olan bir öğrenci bir gün tüm entrikalardan bıkar ve Amerika'ya kaçar. Ancak Amerika'da suç oranı yüksektir ve kötüler çoğunluktadır. Hele yaşadığınız şehir New York'ta ise bu oran bir hayli yüksektir. İşte bu durumdan da bıkan muhteşem karatecimiz “SPLINTER” yeraltında yaşamaya başlar yani kanalizasyonlara yerleşir. Burada yalnızca fareler, su, pislik ve kaplumbağalar vardır. Bir gün Splinter ve çevredeki kaplumbağalar pembe bir sıvıya düşerler ve korkunç olay olur. Splinter bir fareye dönüşür. Kaplumbağalar ise inanılmaz ölçüde büyüyerek bir insan boyutuna ulaşırlar. Ve değişik yetenekler kazanırlar. Örneğin hızlı hareket etmek, hızlı öğrenmek bu kabiliyetlerden yalnızca ikisidir. Her iki taraf da bu ilginç olayın şokunu atlattıktan sonra Splinter değişen dört büyük kaplumbağanın MASTER'ı yani hocası olur. Onlara bildiği her şeyi öğretir. Bu dört büyük kaplumbağanın artık birer
Murat ŞENYÜZ isimleri de vardır. Bu isimlerin hepsi tek tek önemli sanatçılardan alınmadır. LEONARDO, MICHELANGELO, DONATELLO ve RAPHAEL, bu dört kahramanımızın adlarıdır. Hepsi birer silahı mükemmel olarak kullanmayı öğrenirler. Leonardo KATANA BLADE, Michelangelo NUNCHUKAS, Donatello BO ve Raphael ise SAI kullanmayı çok iyi bilmektedir. Ancak tüm bunlar yaşanırken New York şehri kötü SHREDDER ve onun büyük ninja ordusu “FOOT CLAN” tarafından yağmalanmaktaydı. Ve New York'u yalnız kahramanlarımız kurtarabilirdi. Bunun için her zaman tetikteydiler. Bu durum SHREDDER'i oldukça sinirlendirmekteydi. Artık çok kötü bir plan yapmanın zamanı geldi diye düşünüyordu ve planını yürürlüğe koydu. Shredder ve ninjaları FOOT CLAN bu dört ninjayı yakalamak için yıldız haber spikeri APRIL O'NEIL'i çalıştığı TV stüdyosundan kaçırırlar. Kahramanlarımız yakın arkadaşları olan spikeri kurtarmak için MASTER'dan izin ister ve amansız bir mücadeleye atılırlar. Yalnız bu kaplumbağa ninjalar hiçbir şekilde yakalanamamaktadırlar. Ancak sırtları yere gelip ters döndüklerinde yakalanabilmektedirler. Bu yüzden SHREDDER sizi ters çevirerek yakalayacaktır. Tüm bunlara rağmen bir ninja kaplumbağa, FOOT CLAN için yeterli olmayacaktır. Hele olayların geçtiği şehir New York kenti ise işiniz daha da zordur. Kanalizasyonlar, sokaklar ve yüksek binaların hepsi kompleks bir labirenti oluştururlar. Ve siz nereye giderseniz gidin FOOT CLAN'dan bir kişi sizi mutlaka bir köşede bekliyor olacaktır. Oyuna ilk başladığınızda kendinizi kuş bakışı bir üç boyutlu ekranda yürürken buluyorsunuz. Sokaklarda dolaşan herkes size düşman olduğu için herkesi yok edebilirsiniz. Kanalizasyon kapakları ve evlerin kapıları sizin spiker dostunuzu arayacağınız önemli yerlerdir. Kanalizasyondan içeri girince karşınıza çeşitli yaratıklar çıkıyor. Bu yaratıkları joystick'i yukarı itip veya aşağı çekip ateşe basarak da öldürebilirsiniz. Her joystick hareketi değişik şekilde vuruş yapmanızı sağlar. Enerjiniz bittiğinde SHREDDER'e teslim oluyorsunuz. Enerjinizi yükseltmek için kaplumbağaların pek sevdiği dilimlenmiş pizzayı almanız gerekiyor. Eğer enerjiniz azalırsa ve ölmek için erken diye düşünürseniz “RETURN”a basarak dört kahramanımızdan bir diğerini seçebilirsiniz. Bu arada FOOT CLAN'ların unutkanlıklarından da yararlanarak etrafta bazı silahlar bulabilirsiniz. Bu silahları sakın kaçırmayın. Unutmayın ki NEW YORK kentinin kurtuluşu sizin yani bu dört kaplumbağa ninjanın elinde bulunuyor. Güzel TV spikeri APRIL O'NEIL'i kurtararak SHREDDER ve ninja ordusu FOOT CLAN'a büyük bir darbe indirmiş olacaksınız. Karşınızdakiler her ne kadar usta dövüşçüler olsa da unutmayın ki siz de bir ninjasınız. Her zaman bu satırları düşünerek oyunu oynayın ve kötü SHREDDER'i yok edin.
Leonarda
WHeapon
Katana Blade