Yazılımın Engin Dünyasında İki Şövalye
Retro bilgisayarBilgisayar yardımıyla Ortaçağ'a geri dönülebilir mi? İki şövalye bunu umut ediyor: Şövalyeler birdenbire bizim çağımıza aktarılmışlardı. Modern uygarlığın en kayda değer başarılarının inceliklerini yavaş yavaş öğrendikten sonra onlar kendilerine bir C-64 -bu kararlarının altında başka düşünceler de yatmıyor değildi- tedarik ettiler.
Geçenlerde ansızın eski dostum Theodor Mehrwald'a rastladım. Tabii ilk işim onu koruması altında bulunan iki şövalye hakkında sorular sormak oldu. Theodor -şövalyeler ona Merlin diyorlar- bir üniversite profesörü ve Ortaçağ tarihi uzmanıdır. Dostum bana şunları söyledi: “Senin de bildiğin gibi, Hildebrand ve Hadubrand yaklaşık bir ay önce bir C-64 satın aldılar. Birlikte kaldığımız evde o günden bu yana son derece sakin bir yaşam sürmekteyiz: Her iki şövalye gece ve gündüz ekranın karşısına geçip oturuyor.” Bu sözlerden sonra dostum kendi evlerinde akşam yemeğine davet etti beni, ben de bu daveti sevinçle kabul ettim.
Büyük *““Arcanum''un Gizi
Daha evin önündeyken boğuk erkek sesleriyle gümbür gümbür söylenen bir şarkı duydum ve zili çalıp da Theodor (Merlin) beni içeriye aldığında bunun Ortaçağ lied'lerinden birinin anlaşılmaz bir güftesi olduğunun ayırdına vardım. Merlin gözlerinden hayranlık okunan bir bakışla “Bu eski-yüksek Almanca'da yaratılmış ünlü Hildebrandslied'dir ve şövalyeler kusursuz bir biçimde söylüyorlar bunu” diyerek bir açıklamada bulundu. Merlin ayrıca lied'in metninde büyüsel bir güç bulunduğunu ve bu gücün şimdi onlara büyük “Arcanum”u ararken yardımcı olacağını öne sürüyordu. Sözünü ettiği bu büyük şeyin ne olduğunu biraz şaşkınlıkla sorduğum zaman Hadubrand şöyle dedi: “Çok büyük bir giz, bir bakıma bilgelik taşı söz konusu burada. Bu taşı daha benim zamanımda büyücüler boşuna arayıp durmuşlardır. Ama bilgisayar öylesine mucizevi bir aygıt ki, babam da ben de günün birinde özel bir program sayesinde büyük “Arcanum”u bulma ve bunun yardımıyla yeniden kendi çağımıza dönme konusunda iyimserliğimizi yitirmiyoruz. O nedenle ben ve Hildebrand bilgisayar ve yazılımda büyük bir sabırla keşfedilebilecek umulmadık gizlerin bulunduğu umudunu taşıyoruz.” Krallara özgü bir akşam yemeğinden sonra hepimiz bilgisayarın yerleştirilmiş olduğu kütüphaneye geçtik. Merlin her iki kahramanın da bilgisayarla sadece oyun oynamakla kalmayıp son derece tuhaf verileri de idare ettiklerini açıkladı. Hildebrand çok kullandığı programlardan birinin Star Data olduğunu söyleyerek bir monitörü gösterdi. Hildebrand'ın ifadesine göre, burada zaman ve zamanda yolculuklarla ilgili bütün olgular bir araya getirilecekti. Monitöre eğilerek okumaya başladım:
Adı: Saint-Germain Takma adı: M. Rakoczi Ünvanı: Kont İkametgâhı: Bilinmiyor Doğum tarihi: İddia edildiğine göre 1685 (?) Ölüm tarihi: İddiaya göre 27.2.1784 Eckenförde (?) Olgular: 7. ışının üstadı büyücü 1000 yıldan daha yaşlı Francis Bacon'ın yeniden doğuşu (oraya bakınız) Tahmin: Ya zaman yolculuğuna muktedir ya da ölümsüzlüğü ele geçirmiş.
İtiraf etmeliyim ki gördüklerim tüylerimi ürpertmişti. Hadubrand ise şunu açıklıyordu gururla: “Bu türden yaklaşık 200 kartı yan yana dizdik. Gerçi data ile işlem yapmak başlangıçta bizim için bazı sorunlar ortaya çıkarmıştı, ama bu arada işin inceliklerini çok iyi öğrenmekteyiz. En büyük güçlük karttan karta ne tarzda geçileceğini okuyup çıkarmaktı. İşin en başında bu kalıbı (mask) -yani adı, takma adı vb.- hazırladık, sonra da kalıbı <Control + M> ile elde edip tutup iki kişiyi 1 numaralı karta geçirdik. Ardından bunun depolanması işlemini gerçekleştirdik. Şimdi ise kalıbı <Control + H> ile tekrar ortaya çıkardıktan sonra artık sıra ikinci kişinin 2 numaralı karta paketlenmesine gelmişti. Peki ama topu topu tek bir kart mevcutken iki kart nasıl devreye sokulabilirdi? Başka konularda çok ayrıntılı ve okunması kolay olan rehberde bu noktaya değinilmemişti. Ancak daha sonra başlık satırının anlamı bizim için açıklık kazanmış oldu; yani bu satır değişik kartlar topluluğunun tümünü karakterize etmiyordu, her kart kendine özgü bir başlık taşıyordu. Numaralama işlemi, kartın depolanmasından sonra başlığın alfabetik olarak tasnif edilmesi suretiyle program tarafından yapılmaktadır. Bizim bu gerçeğin nihayet farkına varmamız menü noktası sayesinde oldu. Kartlarımızda istenildiği kadar kavramı, hattâ Joker aracılığıyla (Joker bilinmeyen işaretler için bir yer tutucu anlamına geliyor) kelimelerin ya da birçok benzer kelimenin bölümlerini arayabilmemiz de özellikle hoşumuza gidiyordu. Ayrıca, VE- ve VEYA- bağıntısıyla değişik arama kavramlarını buldurtmak çok yararlı oluyordu. Sözgelimi biraz önce anılan Kont ve Kont'un diğer adlarıyla ilgili bütün kartlar arandığı takdirde, arama yolu olarak şu verilebilmektedir:
Saint-Germain/Bacon/Rakoczi
Burada “/” işareti VEYA bağıntısı anlamına gelmektedir. Gerek “zaman yolculuğu” maddesi gerekse “Bacon”ı içeren bütün kartlar istenildiği takdirde ise bunlar VE bağıntısıyla bulunabilmektedir.
Zaman Yolculuğu Bacon Buradaki “&” işareti VE bağıntısını göstermektedir. Benim bütün bu anlatılanlara aklım yatmıştı ve her iki kahramana bu programın inceliklerine sadece bir aylık bir süre içinde bu denli vakıf olmalarından ötürü hayranlık duyuyordum. Ama Hildebrand şöyle diyordu: “Bu hiç de o kadar zor olmadı; çünkü Star-Data uygulamada son derece güvenlikli, rehberin anlaşılması ise çok kolaydır. Ayrıca biz bu ay daha pek çok şey öğrendik, yani bir metin-işleme aracılığıyla yazı yazmasını ve programlama dili Basic'in esaslarını biliyoruz daha şimdiden.”
Metinlerin Ana-Metin (Mastertext) ile Üstesinden Gelmek
Hildebrand bana bunu kanıtlamak için önce data programını başarıyla tamamladı ve ardından ilk iş olarak yükleyici-programı disketten çağırdıktan sonra programı RUN komutuyla başlatıp metin-işleme ana-metnini yükledi. Bu arada şöyle diyordu: “Bu program aracılığıyla kendine özgü özel aygıt konfigürasyonunun işletilmesi çok kolaydır. Metin-işleminin ilk kez harekete geçirilmesinden önce çalışmalar ilkin bir kuruluş (installation) programı yoluyla sürdürülür ve bu programda yöneltilmiş olan bütün sorular yanıtlandırılır - şimdi kuruluş (installation) tamamlanmıştır. Artık yükleyici program aracılığıyla gerçekleştirilmesi söz konusu olan bir sonraki çalıştırmadan önce yapılacak tek şey satır 90'da REM'in yükleme komutundan önce silinmesidir.” Şövalyeler ancak kısa bir süre önce yazmayı öğrendiklerinden, onların (sert savaş işlerine alışkın) zanaatkâr elleri bir bakıma okunaklı mektuplar yazabilecek konumda değildi henüz. Onlar ilk kez olarak şimdi (metin-işleme sayesinde) tüm dünya ile yazışmaya başladılar. Bunun yanı sıra, belki günün birinde kendi zamanlarının yazısını üretmeleri mümkün olur düşüncesiyle ana-metne ait olan karakter biçimlendiricisi (editor) üzerinde de alıştırmalar yapıyorlardı.
Gerçi
Hildebrand şöyle dedi: “Ana-metnin kullanılması bir yandan oldukça kolay, ama öte yandan da basılı metnin çeşnisini ortaya çıkaran pek çok özelliğe benim alışabilmem için biraz zamana ihtiyacım var. Sözgelimi bir dizi yönlendirme aracılığıyla yazıcıyı her türlü manevraya ayartmak mümkün olmaktadır. Bu da önce < F7 > tuşuna basılmak suretiyle meydana gelmektedir. O zaman metnin ilgili noktasında ters bir S belirmektedir. Bunun ardından da anlamları bir yönlendirme-işaretleri tablosunda belirlenmiş olan bazı işaretlerin girişinin yapılması gerekmektedir. Bu tabloyu menü servisi ve yazıcı üzerinden incelemek ve değiştirmek mümkün olmaktadır. Ayrıca, seri mektuplar yazılabilmektedir. Ama bu konuda belli bir süre alıştırma yapmak zorundayız, çünkü biz data-türleri bağlamından bunun için gerekli olan bilgiden henüz yoksun bulunuyoruz. Sayfa formatlarının, bazı türlerinin, satır aralarının ve dipnotları ile başlıkların formüler menüsü aracılığıyla oldukça basit bir biçimde ayarlanması da ilgi çekici oluyor. Bu menünün her an için < Control + F > tuş kombinasyonuyla yönlendirilmesi mümkündür.”
Hildebrand açıklamasından sonra bir nefes almak istediğinde, ben de bakışlarımı masanın üzerinde gezdirmeye başladım. Bu sırada basımı tamamlanmış bir mektup ilişti gözüme. Ama masanın üstündeki diğer nesnelerle kısmen örtülmüş olduğundan bu mektuptan ancak bazı cümleler okuyabiliyordum: c. amery, kitaplarınızın dikkatimizi çekmesi üzerine (özellikle “hacılar” ve “kral projesi” başlıklı olanları) çok iyi tanıdığınız ortak bir dostumuz (h.g.w.) sizin gizli adresinizi verdi bize. Zaman yolculuğuna ilişkin gizin (büyük arcanum) size yabancı olmayacağını da kesin bir dille ifade etti. İzin verirseniz önce size içinde bulunduğumuz durumu be...” Tüylerim diken diken olmuştu: Acaba C. Amery şu ünlü yazar mıydı? Peki ya H.G.W.? Zaman yolculuğu tema'sı bağlamında ancak H.G. Wells söz konusu olabilirdi. Ama Wells öleli birkaç on yıl geçmişti -yoksa ölmemiş miydi? Merlin beni bu anlı, aynı zamanda da dehşet düşüncelerden uzaklaştırdı:
verici *“Tabif bu iki programın bizce cpey yardımı dokunuyor, ama Hildebrand ve Hadubrand kendi yazılım türlerine çok daha büyük umutlar lar.” Hadubrand onun sözünü kese rek dedi ki: “Programlama dili Ba- — sonra şunu daktilo etmeye başlad: sic ile denemelerimize daha ilk gün- 10 (140) AND 15:POK den başlamıştık ve çok sabır gösterip — 3280, I:PRİNT ;;;;; 3444 sıkı çalışarak bir gün kendi zamanı- GOTO 10 mıza dönmeyi mutlaka başaracağımı- Bunun ardından da RUN komuza tuyla bu küçük programı çalıştırdı. “Çok değişik komutların incelik- — Hadubrand'ın söylediğine göre, noklerini öğrenmek ilkin bize çok güç ge- — talı virgüllerle boş işaretlerin uygun liyordu. Böylece girişimlerimiz kimi — bir kombinasyonu yoluyla çerçeve o zaman aygıtın büsbütün işlememesiy- — şekilde biçimlendirilebilirdi ki, renkli le ve pek çok hata bildirimleriy şeritler neredeyse hareketsiz dururlarnulanıyordu. Ama sonraları daha dı. O bunları söylerken ben de ekratematik çalışmaya başladık: Hildeb- — nın hemen hemen hipnotize edici etrand el kitabını sayfa sayfa inceledi, — kisinin bilincine varıyordum giderek, ben de içinde yeni başlayanlar için — Başımı döndürmüş olan monitörden Basic-kursunun basılı olduğu bütün — kendimi zorla ayırdım, aceleyle ve 64'ler dergilerini tedarik ettim kendi- — özür kelimeleri mırıldanarak veda etme. tim onlara. O günden bu yana yak- Bundan sonra da programlama işi- laşık bir hafta geçti. Bir kaç kez Merni kolayca öğrenebildim. Bu sırada — lin ile telefonda görüştüm. Ama Merise daima bilgi alışverişinde bulun- — lin'in konuşması her defasında büyük duk. Şimdi biz fiilen gece ve gündüz — bir acele içinde olduğu izlenimini vedeney yapmakla uğraşıyoruz, eğer riyordu. Merlin her üçünün de sıkı ve herhangi bir zamanda, geniş kapsam- — yorucu bir deney yapacaklarını açıklı yazışmalarımız sayesinde dönüş so- — ladı. Dün de “gedik açma” aşamarunumuza bir çözüm bulamayacak — sına ulaşmak üzere olduklarını duyolursak, bu durumda sorunu büyüle — muştum kendisinden. Bu gece bizim programı birleştirmek suretiyle çöz- — semtimiz şiddetli bir patlamayla sarmeyi sıldı. Telâşa kapılarak sabah erken- Hadubrand sözlerini hitirdikten — den dostumun evine koştum. Yerde, evin bulunduğu noktada derin bir delik açılmıştı. Kaza sonucu mu olmuştu bu? Her üçünden ise hiç bir iz yoktu ve genel olarak bütün belirtiler dikkate alındığında bir patlama ,2 işaret etmiyordu bunlar. Durum daha çok şöyle bir izlenim bakıyordu: Sanki evin bulunduğu yerde ansızın bir boşluk (vakum) olmuştu ve çevredeki nesneler bu boşluk tarafından emilmişlerdi. Acaba onlar gerçekten de büyü ile bir bilgisayar bilimlerini birleştirip başarmışlar mıydı gerçekleştirmek istediklerini? Fakat kafamı bulandıran bir şeyler var: olup bitenlerden altüstü olmuş bir halde, bugün öğleden sonra öteden beri tanıdığım bir sahafcı dükkanına gittim ve orada dağınık bir zihinle raftaki kitapları karıştırmaya başladım. Eski bir kitap aldım daha sonra: Kitabın baskı tarihi yoktu, ama herhalde birkaç yüzyıl önce yazılmış olmalıydı bu kitap ve Latin dilinde kaleme alınmıştı. Kitabın başlığı Almanca “Zaman” anlamına gelen “Tempus” idi ve Theodorus Mağgis Silva adını taşıyan bir tarafından yazılmıştı. Bu ad isebiraz iyi eodor Mehrwald olarak dilimize çevrilebilirdi.