SESLER BİLGİYİ TAŞIYOR

Veri aktarımıyla ilgilenenler şimdilik hâlâ telefon şebekesinden yararlanmak zorundalar. Bu şebekenin aslında konuşma aktarımı için kurulmuş olması, teknolojik açıdan bazı kısıtlamalar getiriyor.

Federal Alman Posta İdaresi aslında şimdiye kadar iki veri ağını kullanıcıların hizmetine sunmuş durumda; Datex-L, Datex-P ya da teleks ağı. Ama günümüzde uzak mesafelere veri aktarımının çok büyük bir bölümü, aslında bu iş için geliştirilmemiş bir sistem üzerinden gerçekleşiyor: Telefon şebekesi. Bu şebekenin ana görevi konuşmaları aktarmaktadır. Bu işi 300 ilâ 3000

SESLER BİLGİYİ TAŞIYOR

GVM'nin AK-Link modeli: Akustik koplerli akıllı modem.

Dr. Neuhaus'un Smarty 1203'ü.

Hz arasındaki frekanslarda yapar. Dolayısıyla telefon üzerinden aktarılmak istenen sayısal (dijital) bilgilerin de, bu işi sesler halinde ve “izin verilen” alan içinde yapmaları gerekir. Posta İdaresi'nin Datex-P ağı da kolay erişilebilir ve diğerleriyle kıyaslandığında daha uzun olmasına karşın, bu teknolojik sorunları çözmekte yeterli olamıyor. Bir yandan arayan kişi olarak bu ağa doğrudan bağlı çok az sayıda kişiye erişme olanağı var. Diğer yandan kullanıcının bu doğrudan bağlanmayı tercih etmemesi durumunda, yine teknolojik kısıtlamalarına karşın telefon şebekesini kullanma olanağı var. Makineden çıkan verilerin ses titreşimlerine dönüştürülmesi ve yeniden sayısal verilere dönüştürülmesi işini aktarma hattının başında ve sonunda ya modem (Modülatör/Demodülatör) ya da akustik kopler üstlenir.

Epson CX-21: Klasikleşmiş bir model.

Bu tür gereçler bilgisayarla seri bağlantı ile bağlanırlar. Bu bağlantı asenkronize olarak çalışır, yani bilgileri küçük ve birbirinden zamansal olarak bağımsız paketler halinde aktarır. Bu paketler her defasında bir karakter içerirler: Birbirini takip eden gerilim darbeleri biçiminde beş ilâ sekiz (çoğunlukla sekiz) bit ve buna ek olarak birkaç yönetim sinyali (başlangıç ve bitiş bitleri). Bilgilerin modem tarafından dönüştürülmesi sırasında bu veri formu ve veri akış temposu değişmeksizin kalır. Telefon şebekesinin verili teknik özellikleriyle verilerin aktarım hızla-

MOD BOX

rı fiziksel nedenlerden ötürü oldukça kısıtlıdır. Her iki yönde aynı anda gönderme ve alma yapmak istendiğinde (full duplex işletim), basit akustik koplerlerden tanıdığımız 300 Baud, üst sınırı oluşturmaktadır. Bu durum veri akımının gerçekleştirilmesinde günümüzde en yaygın olarak kullanılmakta olan metod için de geçerlidir: Tüm ikili bilgileri oluşturmakta yararlandığımız iki akım durumu olan “1” ve “0” basit olarak iki ayrı ses halinde aktarılır. Dolayısıyla her iki yönde aktarım yapabilmek için dört farklı ses tonuna gerek vardır. Avrupa ülkelerinde bu alanda yapılan norm çalışmaları sonucunda, komşu ülkelerdeki kullanıcılarla veri değiş-tokuşunun sorunsuz gerçekleşmesi için ortak normlar tespit edilmiştir (V.21 ve V.23 normları). Amerika Birleşik Devletleri ve komşuları ise farklı ses düzeyleri içeren farklı bir standart kullanmaktadırlar (Bell 103/113 ve 202). Yani oldukça pahalı bir zevk olmasına karşın, telefon üzerinden Atlantik aşırı bir veri alışverişine kalkışan bir kullanıcı, Amerikan Bell standardına göre çalışan bir modem kullanmak zorundadır. Daha iyi bir çözüm ise, Avrupa ve ABD normlarına ayarlanabi-

CTK-Adam 1200: 1200 Baud fullduplex akustik kopler.

-len bir gerecin edinilmesidir.

Eğer bilgi akışını her defasında tek yön ile (half duplex) kısıtlamak, yani aktarım için yalnızca farklı iki ses tonundan yararlanmak durumundaysanız, veriler telefon şebekesi üzerinde çok daha hızlı hareket edebilirler: Herhangi bir ek değişikliğe gerek duyulmaksızın 1200 Baud'luk hıza erişme olanağı vardır. Bazen bir yöndeki gönderme temposunu artırmak ve bununla bağlantılı olarak karşı yöndeki tempoyu düşürmek de işe yaramaktadır. Buna en iyi örneklerden biri, Federal Almanya'da yararlanılan “ekran resmi” (Btx) sistemidir. Bu sistemde bilgiler alıcıya 1200 Baud'la gelir, o bilgi gönderirken ise 75 Baud'luk bir hız söz konusudur. Aslında bu hız saniyede 7,5 karaktere karşılık gelmektedir, ama yine de klavyede sürekli olarak erişilebilecek yazma hızından yüksektir. Duplex işletimde 1200 Baud ya da daha üzerindeki aktarım hızları hedeflendiğinde, iki ses yerine tek bir ses kullanılır ve bunun titreşim fazı tek tek bitlerin doğrultusunda değişebilir (faz modülasyonu). Aslında bu yöntemle çalışan ilk akustik koplerler yapılmış ve Posta İdaresi tarafından da onaylanmış durumdadır. Bugün bildiklerimiz ışığında teknolojik olarak erişilebilecek üst sınır, 4800 Baud'dur. Bütün bu olanaklara karşın, telefon şebekesi üzerinden veri aktarımı henüz tam anlamıyla güvenilir bir yol değildir. Posta İdaresi'nin açıklamalarına göre, 300 Baud'luk aktarım hızında 500 000'de 1'lik bir hata olasılığı kabul edilmektedir. Bunun anlamı, ortalama olarak her bir milyon bitten ikisinin bozulduğudur. Bu da kesintisiz veri trafiğinde saatte iki hataya karşılık gelir. 1200 Baud'luk hızda ise hata olasılığı bunun yaklaşık beş katına çıkmaktadır. Bu durumda yollama yapılan her bir buçuk dakikada bir hata durumu ortaya çıkabilecektir. Buna bir de akustik koplerden kaynaklanabilecek olası hatalar eklenebilir. Aktarılan metinlerdeki hataları bulmak ve düzeltmek pek o kadar zor değildir, fakat ikili dosyalarda (program vb.) bu iş çok zordur. Bu nedenle bu tür aktarımlarda özel bazı denetim protokolleri yardımıyla güvenliği artırma yoluna gidilmektedir. Bunlarda veri akımı numaralanmış ve denetim toplamları içeren paketlere bölünür. Bu ek veriler ışığında alıcı, verilerin tam ve hatasız olup olmadığını denetleyebilir. Bu protokollerin en tanınmışlarından biri Xmodem adını taşır ve ünlü Amerikalı yazılımcı Ward Christensen'in ürünüdür. Bunu ilk kez kendi

CTK Modbox: Arama ve veri aktarımını yapıyor.

GVM Modemstation PC-Link: Otomatik arama.

EBG D1200-03-Box: Portatif makinelere uyumlu.

Baud fullduplex o

CP/M makinesi için geliştirmiş olduğu Modem adlı veri aktarımı programında kullanmış. Bu program telif hakları kapsamı dışında (Public Domain) ve IBM PC ve uyumlularında kullanılabiliyor. Bu türden çok kullanılan bir başka protokol ise, yine telif hakları kapsamı dışında yer alan ve birçok makine türü için versiyonları bulunan Kermit adlı program. Telefaks'da da veriler telefon şebekesi üzerinden gönderilir ve benzer teknolojik sorunların aşılması gerekmektedir. 3. Grup olarak adlandırılan daha modern gereçlerde verilerin sıkıştırılması yoluyla çok daha yüksek hızlar hedeflenmektedir. Bir kağıdın her noktasının tek tek yollanması yerine, birbirleriyle ilintili siyah aranan normları geçerlidir.

Farklı sesler, verileri telefon üzerinden aktarmaya yarar. Seslerin yükseklikleri, aktarım türüne göre değişir. ABD'de Bell standardı kullanılırken, Avrupa'da V.21 ve CCITT

ya da beyaz nokta dizilerine karşılık boylarına göre farklı sayılar aktarılır. Bu yolla büyük siyah ve beyaz alanlar alıcıya çabucak aktarılmış olmaktadır.

İnce detaylı resimlerin bu durumda daha uzun sürmektedir. Uzun aktarım sürelerinden tasarruf edebilmek amacıyla, daha sıkça bulunan aynı renkli nokta dizilerine seyrek bulunanlara oranla daha kısa sayılar verme yolu bulunmuştur (modifiye edilmiş Huffmann kodu). Bu yolla elde edilen zaman tasarrufu normal faksimile aktarımına oranla resim başına %95'e erişmektedir. DIN-A4 formatında ortalama bir kağıdın içeriği 4800 Baud hızla aktarıldığında bir dakikada alıcının eline geçer. Telefon şebekesinin veri aktarımı sırasında asıl amacından farklı bir amaç için kullanılıyor olmasından doğan teknolojik sorunlar, pek yakın bir gelecekte entegre veri aktarım sistemi ISDN (Integrated Service Digital Network) tarafından tümüyle çözülmüş olacak. Bu sistem konuşmaların ve verilerin sayısal aktarımında saniyede 64 KBit'lik bir hız sağlıyor. Böylece veri iletişimi konusunda yepyeni ufuklar açılmış oluyor. 1988 yılı içinde telefon şebekesi üzerinde yapılan değişiklikler, bu aktarım ortamının veri iletişimi için yapmakta olduğu şişe boynu rolünü kaybetmesine neden olacak.