LIFE TERM

yılındayız. Dünyayı yönetmekte olan demokratik hükümet aniden devrilir ve yerine çok gezegenli şirketleri milyarlarca dolarlık yatırımların üzerinde hak sahibi yapan bir yönetim gelir. Bu şirketlerin düşündüğü iki şey vardır. Kişisel çıkar ve rekabetin ortadan kalkması. Öteden beri süregelen adalet ise ticari güçler peşinde koşan fraksiyonlar ile sürekli mücadele içinde bulunan ticari polis tarafından dengede tutulmaya çalışılmaktadır. Hayat, zenginler için kolayken belli bir varlığı olmayanları zor şartlar beklemektedir. Hile, ihanet ve toplumsal bozukluk yaygın hale gelir. 3147 yılının 14 Mart günü Flo-Tech şirketinin merkezi laboratuvarındaki bilgisayarlar binada davetsiz bir misafirin varlığını bildirirler. Bunun üzerine güvenlik personeli derhal girişin yapıldığı noktaya gönderilir ve kısa bir çatışmada görevlilerden birisi saldırgan tarafından vurularak öldürülür. Saldırgan ise kaçmayı başarır. Olay esnasında Jake Stalin, olay yerinden 13.000.000 mil uzakta olmasına rağmen suçlanıp mahkeme edilerek görevlinin ölümünden suçlu bulunur ve en ağır cezaya çarptırılır. Life Term yani müebbet hapis. Artık bu tür cezaların infazı eskiden olduğu gibi hapishanelerde yapılmadığından Jake'in Souzel denen kimsesiz bir gezegende, artıklardan inşa alanında kullanılmak üzere hammadde üreten bir fabrikada çalışmasına karar verilir. Burada hayatının geri kalan kısmını yalnız başına geçirecektir. Acaba buradan kurtulmanın hiç yolu yok mudur? Oldukça ilginç bir bilim-kurgu hikâyesi, değil mi? Ancak ne yazık ki oyun, bu güzel konuyu tamamlayacak kadar iyi yazılmamış. Oyunun eksiklikleri başta kelime hazinesinin azlığı ve cevap vermedeki yavaşlık olarak göze çarpıyor. Bence bu adventure oyununu diğerlerinden üstün yapan özelliklerin başında verdiğiniz komutları hangi noktaya kadar anlayabildiği ve bu komutlara ne kadar uygun cevaplar verdiği gelir. Maalesef, Life Term her iki açıdan da son derece kısır bir oyun. Bugüne kadar İngilizcede 'interactive fiction' olarak da anlatılan adventure oyunları büyük ilerlemeler kaydettiler. Tabii yine Magnetic Scrolls ve Infocom adventure'larını örnek olarak göstereceğim. Bu şirketlerin oyunlarını oynarken herhangi bir komut verdiğinizde bu komut yanlış olsa bile program komutun neden yanlış olduğunu belirten bir cevap verecektir. Bu özelliğe son yıllarda çıkan hemen her iyi adventure'da rastlıyoruz. Life Term'de ise yanlış bir komuttan sonra aldığınız cevap hep aynı; “You can't”. Üstelik, program yanlış bir komutu doğru olandan daha geç cevaplıyor. Bu da şüphesiz kısa bir sürede programdan soğumanıza neden oluyor. Ayrıca programda ne RAMsave özelliği ne de TAKE ALL vb. oyunu kolaylaştıran komutlar bulunmuyor. Grafiklere gelince. Life Term'ün grafikleri ağır çizilen, kalitesiz ve basit resimlerden oluşuyor. Herhalde oyunu yazan şirket grafiklerin adventure'larda oynadığı rolü tahmin ederek oyuna grafikler koymayı ve bu grafiklerle bu oyunun düşük kelime hazinesinden doğan eksikliğini telafi etmek istedi. Ancak grafikler oyunla ilgili hiçbir anlam taşımıyor. Herbiri az renkli ve geometrik şekillerden oluşan basit resimlerden başka bir şey değil. Bana sorarsanız şirket oyunu yazarken grafik koymak yerine oyunun kelime hazinesini daha çok geliştirip uygun mekan tasvirlerini de text olarak yapsaydı belki de ilginç hikâyesi ile ortaya çok güzel bir oyun çıkabilirdi. Oyunda nasılsa grafikler var diye düşünüldüğünden geldiğiniz yerler hakkında çok az bilgi veriliyor. Aklıma gelmişken söyleyeyim. Oyunun yavaşlığı GAC (Grafikli adventure'lar yapmayı sağlayan bir program) ile yazılmasından ileri gelen bir durum. Ama neden oyunu daha iyi bir programla yazmayı denemediler, o da ayrı bir soru. Genel olarak şöyle bir bakacak olursak Life Term iki-üç yıl önceki basit adventure'ları hatırlatıyor. Bilmecelerin basitliği ve bazılarının çözümündeki belirsizlikler Life Term'ü zevksiz bir adventure haline getirdiği gibi diğer eksiklikleriyle oyun maalesef aşağıdaki puanları hak ediyor.

Alternatife Software C 64 Disket-Kaset

DEĞERLENDİRME

Grafik 13 Zorluk Oynanabilirlik : 3 Atmosfer 2 Genel :8