Pascal (8)
Retro bilgisayarGeçen yazımızda modüllerle ana program arasında veri alış-verişi için ikinci yol olarak genel değişkenleri kullanabileceğimizi söyledik. Bu uygulamanın bir sakıncası bulunuyor. Eğer modülle ana program arasında veri alış-verişini PARAMETRE değişkenleri sağlarsa bir bakışta hangi değişkenlerin veri taşıdığını, hangi değişkenlerin etkilendiğini görebiliriz. Ancak veri alış-verişinde genel değişkenler kullanırsak, programımızı yaptıktan bir süre sonra programımıza baktığımızda hangi değişkenlerin modüllerle veri irtibatı sağladığını anlamakta güçlük çekebiliriz. Eğer PARAMETRE değişkenlerini veri alış-verişinde ön kapı olarak düşünürsek genel değişkenlere de veri alış-verişinin arka kapısı diyebiliriz. Genel değişkenleri modülle ana program arasında veri alış-verişinde kullanmak düzensiz bir program hazırlamamıza neden olur. Bu yüzden veri alış-verişlerinde PARAMETRE değişkenlerini kullanmamız iyi bir program hazırlamamız açısından doğru olur. Buna rağmen karşılaşabileceğimiz iki durumda GENEL değişkenleri veri alış-verişinde kullanmak daha faydalı olur: (1) Eğer bir modülü çağırdıktan sonra modüldeki bazı değerleri korumak istiyorsak bölgesel değişkenlerle amacımıza ulaşamayız. Modüller her çağrıldıklarında bölgesel değişkenler için özel bir hafıza alanı ayrılır. Modülden çıkıldığında modüle ait bölgesel değişkenlere yüklenmiş değerler de kaybedilir. Modül tekrar çağrıldığında yeni bir hafıza alanı ayrılır. Kalıcı olmasını istediğimiz bir değer varsa GENEL değişken kullanmamız gerekir. (2) Bazan birçok modül aynı veri yapısı üstünde çalışır, mesela büyük bir tablo üstünde. Böyle bir durumda birçok modül tarafından kullanılan değişkeni GENEL değişken olarak tanımlamak daha uygun olacaktır. Bu yazımızda anlattıklarımızı pratik olarak uygulayabilmek için geçen sayıda yayınlanan Program Döküm Eki'ndeki iki programı inceleyebilirsiniz. Genel değişkenleri kullanmamız için iki durumun mevcut olduğunu söylemiştik. İlk programımız böyle bir duruma örnek olabilir. Bu programımızda rastgele sayılar üreten bir fonksiyon tanımlanıyor. Tanımladığımız fonksiyon kullanılarak bilgisayar 0 ile 100 arasında değişen sayılar tutarak bu sayıyı bulmanızı istiyor. Rastgele sayı üreten fonksiyonumuz pek profesyonel bir fonksiyon değil ama birçok oyun tipi uygulamada işinizi görür. Fonksiyonumuza çekirdek bir rakam gerekiyor. Fonksiyonumuz aldığı çekirdek sayıyı kullanarak yeni bir çekirdek sayı üretiyor. Yeni üretilen çekirdek sayı bir sonraki hesaplamada kullanılıyor. Çekirdek sayıyı taşıyan değer GENEL değişken olarak tanımlandığından fonksiyon her çağrıldığında çekirdek sayının bir evvelki değeri kaybolmuyor. 0 ile 100 arasında bir sayı elde etmek istediğimiz için çekirdek sayımızı 100 ile çarpıp elde edilen sonucun tam sayı kısmına 1 eklemek yeterli oluyor. İkinci programımız ise bir hesap makinesini taklit ediyor. Hesaplatmak istediğiniz işlemi belirli bir yapıya göre girmeniz gerekiyor. Aksi takdirde hata mesajı ile karşılaşabilirsiniz. RECURSION (kendi kendini çağırma)
Bir alt program veya fonksiyon başka bir alt program veya fonksiyonu çağırabilir. Eğer bir alt program veya fonksiyon kendisini çağırırsa buna RECURSIVE (kendisini çağıran) alt program veya fonksiyon adını veririz. Recursive şekilde programlamayı, döngü tipi programlama yerine kullanabiliriz. Gerçi döngü tipi programlama ile karşılaştırıldığında daha fazla zaman ve hafıza harcanmasına neden olan bu uygulama bazen döngü tipi ile çok zor yapılacak programların çok kolay bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlar.
Döngülerde olduğu gibi recursive uygulama da kendiliğinden duramaz, bu yüzden programa ne zaman durması gerektiğini bildiren bir komut eklememiz gerekir. Recursive bir alt program inceleyelim:
PROCEDURE TERS(N:
GER);
VAR
VERİ:CHAR;
BEGİN
İF 1 THEN
BEGİN
READ(VERİ);
WRITE(VERİ);
END
ELSE
BEGIN
ERS(N-İ);
END
END;
IİNTE-
TERS, alt programımız N değişkeninin değeri kadar harften oluşan bir kelimeyi tersten yazacak. Eğer bilgisayar
TERS(5);
şeklinde bir komutla karşılaşırsa girilen beş harf tersten yazılacak. Alt programımızda yeralan,
IF N-1 THEN
komutu recursive uygulamanın durma şartını sağlamak amacı ile kullanıldı. Eğer durdurma şartı yanlışsa (N değişkeninin değeri 1'den büyükse) recursive adım uygulanacak. READ komutu ile yeni karakteri okuyup, N-1 değeri ile aynı alt programı tekrar çağıracağız. Okunmuş olan karakter ise WRITE komutu işlenemediğinden daha sonra yazılır. Şimdi bilgisayarın N-3 değeri ile bu alt programı çalıştırmaya başladığında nasıl bir yol izlediğini görelim:
N-3 değeri ile TERS alt programı çağır. VERİ değişkenine ilk karakteri oku. N-2 değeri ile TERS alt programını çağır. İkinci karakteri VERİ değişkenine oku,
N-1 değeri ile TERS alt programını çağır. Üçüncü karakteri VERİ değişkenine oku. Üçüncü karakteri ekrana yaz. Üçüncü çağırıştan geri dön. İkinci karakteri ekrana yaz. İkinci çağırıştan geri dön. İlk karakteri ekrana yaz. İlk çağırıştan geri dön.
Yukarıda gördüğümüz gibi,
TERS(3)
verdiğimizde TERS alt programı her seferinde değişik değerlerle olmak üzere üç kere çağırılıyor.
Kalıcı olmasını istediğimiz bir değer varsa GENEL değişken kullanmamız gerekir.
Alt programdan dönüş alt programın çağırılma sırasının tersi yönde gerçekleşir, yani son çağırıştan ilk olarak döneriz.
BASİT VERİ TİPLERİ
Bilgisayar programlamasını iki başlık altında toplayabiliriz: (1) İşlenecek verilerin düzenlenmesi (2) İşlemlerin gerçekleştirilmesi Şimdiye kadar işlemlerin gerçekleştirilmesini sağlayacak komutlar üzerinde durduk. Yazımızın bu bölümünde ise işlenecek verilerin düzenlenmesi üzerinde duracağız. Pascal'da veriler, veri tipleri sayesinde düzenlenir. Şimdiye kadar programlarımızda veri tipi olarak REAL, CHAR ve BOOLEAN veri tiplerini kullandık. Veri tiplerini, BASİT, YAPISAL ve BELİRTEÇ tipler şeklinde üç sınıfa ayırabiliriz. BASİT veri tipindeki bir değişkene sadece bir tek değer verilebilir. YAPISAL veri tipindeki değişkenin taşıdığı değer daha ufak parçalara ayrılabilir. BELİRTEÇ veri tipini bilgisayarın hafızasında yeralan verilerin yerinin belirtilmesinde kullanırız. Yazımızın bu kısmında sadece BASİT veri tipine değineceğiz.
ORDİNAL VERİ TİPLERİ
İlk olarak ordinal kelimesinin ne ifade ettiğini açıklamaya çalışalım. Kelimemiz, arkasından gelen, birbirini izleyen anlamına geliyor. Buna bir örnek verelim:
1234... A BC-D TRUE FALSE
BASİT veri tipi ordinal veri tipi ile REAL veri tipi olmak üzere ikiye ayrılıyor. CHAR ve BOOLEAN ordinal veri tipine giriyor.
Veri Tipi Tanımlanması
PASCAL, programcılara kendi bünyesinde bulunan veri tiplerinin dışında veri tipleri tanımlanmasına izin verir. Buna örnek vermek için ilk olarak bildiğimiz veri tiplerine farklı isimler verelim. Daha sonraki PASCAL'da bulunan veri tiplerinden başka veri tipi tanımlamayı göreceğiz.
TYPE
TAMSAYI - İNTEGER;
ONDALIK - REAL;
KARAR BOOLEAN;
HARF - CHAR;
Artık kendi veri tiplerimize sahip olduğumuza göre bunları kullanarak değişkenler tanımlayalım:
VAR
TAMSAYI;
X,Y,Z : KARAR;
A : HARF;
Bilgisayar bu tanımlamaları işlediğinde I,J,K değişkenleri INTEGER veri tipindeki değerlere, X,Y,Z değişkenleri REAL veri tipindeki değerlere, P,Q,R değişkenleri BOOLEAN veri tipindeki değerlere, A değişkeni CHAR veri tipindeki değere sahip olacaklar. Yeni bir veri tipi tanımlamak için TYPE komutundan sonra yeni veri tipinin ismini yazıyor araya eşit koyup, yeni veri tipini tanımlıyoruz.
Bir PASCAL programının bildirimlerinde yeni veri tipi tanımlama CONST bildiriminden sonra gelir. Veri tipi tanımlamadan sonra ise DEĞİŞKEN bildirimleri gelir. PASCAL'da bir bloğun başlangıcında yer alan değişik tanımlama ve bildirimler aşağıdaki sıra ile olmalıdır:
(1) CONST tanımlamaları (2) TYPE tanımlamaları (3) VAR bildirimleri (4) FUNCTION veya PROCEDURE bildirimleri
Her programda bunların hepsi olması gerekmez ancak olduklarında bu sırayı izlemek zorundadırlar. PASCAL'ın sıralı şekilde bildirmek şartı ile yeni ORDİNAL veri tipleri tanımlamanıza izin verdiğini söylemiştik. Bunu bir örnekle görelim:
TYPE
GUN (PA, PT, SA,
CA, PE, CU, CT);
RENK - (KIRMIZI,
TURUNCU, SARI,
YESİL, — MAVI,
MOR);
SATRANÇ - (KALE, AT, FIL,
SAH, — VEZİR,
PIYON);
AYLAR - (OCA, SUB,
MAR, NIS, MAY,
HAZ, TEM, AĞU,
EYL, EKİ, KAS,
ARA);
NOT -(FDCBA),;
Mesela GUN veri tipi PA, PT, SA, CA, PE, CU, CT belirteçleri tarafından tanımlanmış yedi değer içeriyor. Listedeki belirteçlerin sırası çok önemli, zaten öyle olmasa bunlar ORDİNAL veri tipi olamazlardı. Sıralı olmaları sayesinde hangi değerin öncelik sırasına sahip olduğunu biliyoruz. Mesela PA, PT'den evvel geliyor. CT'si CU'dan sonra geliyor. Eğer G değişkenini,
VAR
G: GÜN;
şeklinde tanımlarsak,
D:-PA
ve
D: = CA
şeklinde eşitlemeler doğru olur.
Bildiğimiz BOOLEAN veri tipini, BOOLEAN = (FALSE, TRUE);
şeklinde tanımlayabiliriz. Ancak bu tanımlama PASCAL tarafından yapıldığı için bizim tekrar böyle bir tanımlama yapmamız gereksiz olur. Bir programda tanımladığımız bir veri tipinde yer alan belirteci tanımlayacağımız başka bir veri tipinde kullanamayız:
TYPE
SATRANC — (KALE,AT,FIL);
HAYVAN - (FIL,AT,DEVE);
şeklindeki bildirim yanlış olurdu. Çünkü AT ve FIL belirteçleri her iki veri tipinde de yer alıyor. Kendi hazırlayacağımız veri tipine sahip olacak bir değişkeni TYPE kullanmadan tanımlayabiliriz:
VAR
A : (KIS, ILKBAHAR, YAZ,
SONBAHAR);
Eğer TYPE kullansaydık:
TYPE
MEVSİM - (KIS, ILKBAHAR,
YAZ, SONBAHAR);
VAR
A: MEVSİM;
şeklinde tanımlardık. Her ORDİNAL veri tipi için bu tipin bir alt kümesi sayılabilecek yeni veri tipleri tanımlayabiliriz:
ISGUNU — PT..CU;
GUN veri tipinin bir alt kümesi olup, PT, SA, CA, PE, CU değerlerine sahiptir. GUN veri tipi ile tüm yapabildiğiniz işlemleri ISGUNU veri tipi ile de yapabilirsiniz. Tek fark ISGUNU veri tipinin belirlenen değerler içinde yer almasıdır. Buna bir örnek verelim:
VAR
K:ISGUNU;
BEĞİN
I: = K;
END.
komutu her zaman geçerlidir, çünkü K değişkenin değeri I değişkeninin alabileceği değerler arasında bulunur. Ama I komutu sadece I değişkeninin değeri PT ile CU değerleri arasında bulunuyorsa doğrudur.
Ordinal Veri Tiplerinde İşlemler
Ordinal veri tipindeki değerler için belirli bir sıra vardır. INTEGER veri tipi için bildiğimiz sayısal sıra, BOOLEAN veri tipi için önce FALSE sonra TRUE. Kendi tanımladığımız veri tipleri içinse yaptığımız listedeki sıra geçerlidir. Bütün değerler birbirini izlediği için;
bu işlemcileri Ordinal veri tiplerinde kullanabiliriz. Bunları bir örnekle görelim:
İFADE DEĞER
PA < PE TRUE KIRMIZI > MAVİ FALSE MART > NİSAN FALSE
Gelecek yazımızda Ordinal veri tiplerinde kullanılan bazı fonksiyonları göreceğiz. Şimdilik hoşça kalın. O