Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 61
oluyorum.) EDGE OF THE WORLD Sevgili MAC, Sizin dergiyi asırlardır okumama rağmen bu sana yazdığım ilk mektup. Hevesimi kırmadan şu mektubu yayınla. (Bu arada cleric'lerim oldukça tecrübelidir, inanmayacaksın ama bir tanesinin ismini "MAC" koydum ve adaşlarından nefret etmesini öğrettim, hani bilmiyorum bir de bakarsın bir gün ansızın bir tarafına felç melç iner yazık olur, harcanırsın.) 1) Söyle o embesil Bahdır'a Delayed Blast Fireball saatli bomba değil, Fireball'ın biraz daha fazla zarar veren bir çeşidi.(Secret O.S.B.) 2) Kullanılmış bir G-Loc kaç kafadır? (Simulator kullanamıyoruz bari o atmosferi yaşayalım.) 3) C.O. Krynn'da knight'ların girdiği testte (tapınağımsı bir mezarlıkta) bir türlü testi tam olarak başaramıyorum, spectral minion'lar da üstüme saldırıyorlar. Skeletal knight'ları yenerken sadece knight'ların savaşması falan mı lazım? 4) Death Knights'ı ben de sizin bitirdiğiniz yoldan bitirdim ama Journal'larına bir göz attım da galiba dergide yazdığınızdan başka olaylar da oluyor, bunu bir araştırın. 5) Epic 2'nin programlanmasına başlanmış biz daha birincisini göremedik ne iş? Her şey için şimdiden teşekkürler. Taner KAYA, İstanbul MAC: Valla benim karakterlerim yıllardır aynı isimleri taşırlar (Mustaine, Einstein, Darwin, Sam, Krayara, Maya ve bazen Sauron'la Saruman) ama senin partine ufak bir katkım olduysa mutlu oldum. Bu ay Son Sayfa'da bu konuyla ilgili bir şeyler var(mış), istersen bir göz at. 1) Şimdi o embesil Bahdır da bunu biliyor ama siz ayrı oyunlardan bahsediyorsunuz. Delayed Blast Fireball ilk ortalığı yakmaya başladığında gerçekten öyle bir şeydi ama sonradan baktık gerçekten güçlü Fireball haline gelmiş. Dark of Krynn'de de (PC'de geldi) öyle kalmış. Bu arada embesil Bahdır ona embesil Bahdır demene kızdı. 2) Benim anladığım kadarıyla çoğu salon bu oyunları (ya da daha doğrusu kabinleri) kiralıyor, yeni oyun gelince içerdeki parçaları değiştiriyor. Apo Abi'ye sordum (ona aldıracağım sandı) ve bana "Şansını zorlama!" dedi. Gerçekten niyetliysen Kompi'yi arayabilirsin. Telefonları gazetedeki ilanlarında var. Ben aramak isterdim ama saat sabahın üçü. 3) Skeletal dostlarımıza büyü sökmüyor, onun için iş başa düştüğünden onları her lazım. 4) Karşına çıkmamış Journal Entry'leri okumayı sana hiç yakıştıramadım. Bu FRP'ciliğe pek yakışmıyor (aslında sana kalmış bir şey ama yine de yapmaman gerekiyor). Bir de bugünlerde farkına varman gereken bir şeyler var, her Journal Entry doğru olacak veya oyunda çıkacak diye bir şey yok. Bazen sırf oturup kitap gibi Journal Entry'leri okuyanları kafalamak için yalan yanlış şeyler de ekleyebiliyorlar. 5) Ona bakarsan bende F29 II'nin hemen hemen hazır olduğunu söyleyen bir basın bülteni var. Yani firmaların verdiği çıkış tarihine asla güvenmeyeceksin.
tülü silah kullanan adamlarınla haklaman. Bu arada Epic'i görmemen için artık bir sebep kalmadı. THE REICH Sevgili Mac, İlk kez gönderdiğim bu mektubu yayınlamanı umuyorum. Benim başım Third Reich'la dertte. Sorularım: 1) Bütün saldırıya geçmek için, onları bir noktada mı toplayacağım? 2) Eksen devletlerini yönettiğimde Fransa'yı işgal edersem "Vichy Fransası" diye bir devleti kurabilir miyim? (Almanlar bilgisayar tarafından oynatılamıyorsa oluyor.) 3) Replacement birliklerinin sembollerini özel olarak belirtmeni rica ediyorum. Replacement'ları takviye için nasıl kullanabilirim? 4) Almanların ürettiği denizaltılar, düşmanlarına nasıl hasar veriyor? Müttefikler ise destroyer'lerle nasıl savunma yapıyorlar? 5) Sömürgeler ne işe yarıyor? Buradaki kuvvetleri kullanmak için ne yapmalı? 6) "This turn" BRP'sine dokunmazsam bir dahaki turn artar mı? SKELETON MAC: Tam isabet! Eğer sudan bahanelerle Second kaçırdıysanız kendinize bir kıyak yapın ve Skeleton'un yaptığı gibi Third Reich oynayın. Dünyanın en 'cici' görünüşlü oyunu olmayabilir ama manyaklar gibi beyninizi zorlamayı kesinlikle becerir. 1) Hayır böyle bir kural yok, ama özellikle Almanlar'ı oynuyorsan (ki bence öyle yapmalısın) bu hareket sana yarardan çok zarar getirir. Doğu cephesini unutma! 2) Eğer bunu becerebilirsen kurabilirsin. 3) Valla kaba da anlatsam, oturup laflarla resim de çizsem söyleyebileceğim tek şey dikdörtgen oldukları. Umarım bu anlama yardım eder. Replacement işi otomatik olarak gerçekleşiyor. 4) Bunlar da otomatik olarak gerçekleşiyor, oyunun çapı düşünülürse bazı şeylerin seni rahatsız etmeden kendi kendine olmasını anlayışla karşılarsın herhalde. 5) Sömürgeler sana BRP kazandırıyor.
A RED HOT CHILI PEPPERS Çağlan sevmese bile çok çok çok iyi oldukları için. A THE CURE Tam manasıyla bunalım kusan bir kaset için. A MENDO Başka türlü gülmeyen yüzleri güldürdüğü için. V OYS Yine gelip çattığı için (bu çile hiç mi bitmeyecek?) V COMMODORE Nerde kaldı A690 (ya da A570, artık adı ne olursa) V ALO BİLGİ İşi zıvanadan çıkardığı için BORSA'DA SKANDAL!!!! Yok korkmayın, endeks 1000 puan birden düşmedi sadece ufak bir hata oldu. Geçen ay Lucasfilm Indy4'ü 64'te de çıkardığı için dövülmüyecekti, övülecekti, Yani V yerine A olacaktı, bu dizgi hatasına kızanlara özür, kızamayanlara da,"Niye okumuyorsunuz lan Borsa'yı, biz kimin için yazıyoruz?"
DIEI-
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 60
PESSIMISTS'i
Biri beni bu dünyadan kurtarsın yoksa ben kendimi kurtarmayı bilirim. Can BAYDAR, İstanbul
DUA
ve pis işleri o hallediyor. İşte böyle uçuk karakterlerden oluşan konsey sayesinde Storm Master pek çok strateji oyununu kurban eden "yalnızlık" hissinden kurtulmuş. En azından oturup yedi saat oynadıktan sonra kendinizi sarayında tek başına oturup görünmez köleleri yöneten bir kek gibi hissetmiyorsunuz. Bir de EPIC var ki herhalde Tanrı'nın bize bu ayki lütfu. Uzun zamandır (Civilization hariç) hiçbir oyun beni bu kadar heyecanlandırmamıştı. Taa F-29 çıktığında vektörlerinin (özellikle yere yakın uçarken) umut vaat ettiğini fark etmiştim ama doğrusu böylesine bir gelişme beklemiyordum. EPIC F-29'u yaratanların (Ocean değil, onları pazarlayan firma) yeni ürünü ve bir seneden fazladır herkesin (en başta Omay) beklediği oyun. Konusu kelimesi kelimesine Galactica'dan araklama ama ben şahsen buna itiraz etmiyorum. (Hatta hoşuma bile gitti.) İşte, kendi dünyalarının yakında yok olacağını anlayan insanoğulları (hele şükür anladılar) yaşamlarını sürdürebilmek için pıllarını pırtılarını toplarlar ve uzay gemilerine doluşup yola düşerler. Sonu meçhul bir yolculuk sırasında hafif vahşi
sahasını ihlal ederler ve bir anlama sonucu amansız bir savaş başlar. İşte bu maksimum klişe konunun altında mükemmel vektörlü, hızlı ve öldürücü bir oyun yatıyor. EPIC'te görevler genelde iki türlü oluyor, ya filonuzu korumak için saldıran gemilere karşı ya da düşman gezegenlerindeki yer hedeflerini yok etmeye çalışıyorsunuz. İşte bu yer görevleri EPIC'in güzelliğini tam olarak ortaya koyuyor. Genelde simülasyonlarda karşınıza çıkan cisimlerin boyutları sizin aracınıza göre fazla büyük değildir. Bırakın uçak gemilerini, dağlar bile pek çok oyundan bayağı ufaktır. EPIC oynarken insan ilk kez doğru boyutlarda hazırlanmış bir dünyaya daldığını hissediyor. EPIC yılın oyunu olabilir mi? Olabilir (zor ama yine de olabilir). Peki mükemmel mi? Valla ben içimde kalan birkaç şeyi söylemeden edemeyeceğim. (Sürpriz olmadı galiba) Birincisi görevlere getirilen gereksiz sınırlamalar. (Zaman, yakıt.) Madem oturup mükemmel bir vektörel bir dünya yarattınız, bırakın istediğim gibi uçayım. Aptalca bir zaman yüzünden anca görevi bitirecek kadar vaktiniz oluyor, zaten gemiye dönme diye bir şey de yok. Bu
“zaman limiti oyuna gereğinden fazla bir--
"arcade" oyunu havası katıyor (hatta oyunu tamamen arcade yapıyor). Bir başka şikayetim de yüzde doldurma işi. Oyunda görevinizin başarılı olması için göstergeniz 100 olana kadar düşman vurmanız lazım. Ben bazı görevlerdeki gibi belirli hedefleri vurmayı tercih ederdim. Aslına bakarsanız oyunun benim şikayetçi olduğum bütün yönleri sanırım bilerek (bana gıcıkları var) eklenmiş. Yani programcılar ellerindeki vektör rutinleriyle bir simülasyon hazırlamış olsalardı EPIC ağzına kadar dolu simülasyon piyasasında kaybolup giderdi. (Tıpkı F-29'da olduğu gibi) Onlar bunun yerine hazır Wing Commander ve Hyperspeed gibi oyunlar bir uzay shoot'em up furyası başlatmışken tam bu potansiyelden yararlanacak bir oyun yapmışlar. Oynamayacaksanız bile en azından bir görün. Aslında oynamayın, çünkü ağzınızın suları yeni yeni akmaya başlarken oyun aniden bitiyor ve sizi bir boşlukta bırakıyor. Yolun sonunda kendinizi aldatılmış hissediyorsunuz. Belki Epic 2 bunları düzeltir ama hangimizde 3 sene daha bekleyecek sabır var ki? Bu arada mektuplara dalmadan önce, Elvira II ve Gateway to the Savage Frontier yazıları (tam çözüm) hazırlar ama olur da feleğin sillesini yiyip bu sayıya yetişmezlerse sorularınız için bana yazabilirsiniz. Size hepsini birden sunmak isterdik ama bir sürü sınırlama (zaman, yer, insan ömrü falan filan) yüzünden bu aylık SpaceQuest IV ve Willy'le idare etmeye çalışın. (Eğer sorunuz olursa sabahın köründe telefon edip Rengin Abla'yı delirtmeyin, ben genelde akşama doğru dergide