Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 14
Dövüş, karate meraklıları, Fight hayranları yaşadı. E-Swat nihayet geldi ve büyük eğlence başlıyor. Artık sakin oturmak yok. Sizi bekleyen beş ayrı bölüm ve her bölümde üç tane olmak üzere on beş ayrı kademe var. E-Swat konu ve grafikler bakımından Dragon Ninja'ya çok benziyor. Ama bazı bakımlardan ölümsüz Dragon Ninja oyunundan daha üstün. İlk fark hem dövüşüp hem de silah kullanabilmeniz. İkinci fark düşmanlarınızın bol çeşitli, yeni yüz ve yeni kabiliyetleri olması. Bu kadar kısa bir ön yazıdan sonra sıra ile bölüm ve kademeleri anlatmaya başlayalım. Bu arada oyuna başlarken bir silahınız mevcut. Silah sahibi olduğunuzda dövüş hareketleri otomatikman kalkar. Yapmanız gereken yalnızca joystiği düşmanınızın tarafına çekip ateş düğmesine basmak olmalıdır. Bölüm 1: Büyük bir caddedeyiz. Etraf kalabalık sayılır. Kaykaylı çocuklar yanınızda uslu uslu kayıyorlar. Sonra birden hepsi size bellerinden çıkardıkları copla saldırıyorlar. Ateş düğmesine basıp onları hakladıkça bütün fight oyunlarında olduğu gibi sağa doğru ilerle-
E-SWAT
kutu, basamak gibi şeylerden atlayın. yine bu gibi şetlerden havalanarak üst katlara,balkonlara, çatı ve yangın merdibvenlerine çıkın. Çünkü birazdan balkon ve ğpencerelerden dost olmayan yüzler, size sıcak bir karşılama yapacak. Burada karşınıza yeni bir haraket çölkıyor. Hedefin tam altı, joystick yukarı ve ateş. İlk kademenin sonu İri bir çamyarması ile ile kapanıyor. ikinci kademe geçmeden önce başta söylemeyi unuttuğum bir şeyi jhatırlatayım. Oyuna başlarken bir vey iki kişilik şeçim yok. Seçimi joystick portlarından yapıyorsunuz. Birinci port oyunu tek kişilik, ikinci portta iki kişilik yapıyor. İkinci kademede sokak devam ediyor. Düşmanlarınıza bu sefer gizli örgüt ajanlarıda katılıyor. Bunların belli başlı özellikleri — ise hızlı silah çekip, seri atış yapmaları. Kademenin — sonunda rehine bir kadınır araksına saklanmış, — boyu en az sizinkinin üç katı olan bir basketbolcunun, basket topu ile bumerangı karıştrırması ve size — zarar vermesi. Seri bir atışı üçüncü kademeye getirmenizi sağlar. Üçüncü kademe araba pazarında. Yanıyin. Tabii bu arada önünüze çıkan taş, — nızda boy boy tırlar size benzeyen bir oyunu hatırlatacak. Bu kademe diğer ikisine oranla daha zor. Bir yandan ajanlar, bir yandan kaykaylı belalar başınızadert olmasın. Dikkatli olun, kademe sonu emektar bir denizcinin iyi çapa kullanmasından ibaret. Bölüm 2: İlk kademe çatıda geçiyor. düşmanlarınız bu sefer ustalaşmış bir yığın komando ve Rambo kılıklı savaşçılardan oluşuyor. Sizde kostüm değiştiriyorsunuz. Bu kadar asker pek işe yaramıyor ama şu Rambo kılıklı, çivi çakanlardan hoşlanmadım. Arada bir ortaya çıkan iri asker kaçakları size M- 60'ın marifetlerini gösterecek. Kademe sonunda ki adamı haklamalısınız. İkinci kademde çatıda devam ediyoruz. Yine asker ve komandolar rahat vermiyor. Bir de bunlara apartman boşlukları eklenmiş. İlerde yol bitiyor. Siz beklerken kazandığınız yeni lazer dalgası silahını gelen askerler üzerinde deneyebilirsiniz. Yeni silahınızı tek kişi oynu: yorsanız Commodore tuşu ile, iki lişi oynutorsanız ikinci için soru işarretine basarak kullanabilirsiniz. Simdi sağ duvarın yanına gidip zıplayınca bir de bakmışınızki duvarın üzerindesiniz. Kademe devam ediyor. Pencere ve çatı kenarındaki askerler sizi bayağı meşgul ediyor. Bunlara birde alev makinası taşıyanlar katılıyor. Üçüncü kademede ikinci bölümün tamamını oluşturan çatı yine egemen. Bu binanın sonunda hızla yıkılmakta bir bina var. Bina sürekli yıkılırken sizde o arada askerlerle mücadele ediyorsunuz. Bir yandanda balonları topluyorsunuz. Bölüm 3: Nihayet ayğımz yere değdi deseydfim ama değmez olydı. Çin mahallesinsdeyiz ve etraf terorist dolu. Elinde Uzi'lilere karşı sizinde bir lazer topunuz oluyor. Birde bir sürü hemen devireceğiniz karateciler var. Kademe sonunda bir kaplanla karşılaşıyorsunuz. İkinci kademede biraz daha kaliteli karateciler, yıldız ve shruken atan adamlar sizi karşılayacak. Bölüm sonunda sizi bekleyen ise bir King Kong. Üçündü kademde staddan çıkan terorist ve karatecileri geçtikten sonra bir buggy arabası sizi ezmeye çalışacak. Arabayı vurunca bir pick-up'a dönişiyor ve saldırganlar kaçıyor. Bölüm 4: Düşmanlarınız sizinle başa çıkamacağını anlayımca ve lazer toplarıyla saldırıyor. İlk kademedeki düşmanlarınız duvar ve tavana asılı lazer topları. Bu altlı üstlü iki sıra hakkında dizilmiş lazer silahlarının üsttekini yoketmeniz tek yolu eğer tek kişi iseniz,
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 15
Commodore tuşuna basılı tutarak altılı topları ateşlemek. Alttakinden gelen ışınlardan ise zıplayarak geçin. Daha sonra adamınızı çöktürüp ateş edin. Böylece hiç geçmek istemeyeceğiniz diğer iki bölüme geçebilirsiniz. İkinci kademede daha rahat olarak bir limandasınız. İri yarı tayfalardan zıplaya zıplaya kaçar ve limanın sonuna gelirseniz iki uçan motorsikletli sizi karşılayacak. Üçüncü kademede yine teröristler ve panzerler var. Panzer toplarını elinizdeki silahla başa çıkmak olanaksız olduğu için lazerle vurun. Bunları da geçtikten sonra bitmez enerji ve inatlı ikiz robotlar var. Aman dikkat. Roket ve füze atan komandoların yanında altlı üstlü lazerler de aman vermiyor. İleride ekran boşalıyor. Korkmayın yalnız değilsiniz. Tepenizdeki kutunun tam altına gelip, joystick yukarı ve ateş. İkinci kademedeki düşmanlarınız lazer topları ve uçan kurukafalar. Son kademede etraf robot ve lazer topları kaynıyor. Bir de üstüne üstlük silahınız lazer dalgasına dönüşüyor. Burada yapmanız gereken zıplarken en üst kademedeyken lazer dalgası yollamanız. Burada oyun bitiyor. Elimdeki oyun son ekranı yüklemiyor ama olsun. E-Swat o sıcak ve hareketli havasıyla Commodore 64'ü bir Arcade makinesine çeviriyor. Fight hayranları 1991'in ilk ayında, böyle güzel bir oyuna kavuştukları için şanslılar. Herkes denemeli. Barış YALÇINKAYA
GRAFİK 85 SES - MÜZİK 95 OYNANABİLİRLİK 90
GENEL
UNUTULMAYANLAR: GREEN BERET
Selam Commodore'cular. Bu ay sizlere bir zamanların gözde oyunu Commodore firması Konami'nin bir oyununu tanıtacağım. Klasik sağa doğru kayan, ilerle öldür türünün öncülerinden olan bu oyun, 85 yılında piyasaya çıktığında bizi epey ekranlara bağlamıştı. Evet çoğunuzun tahmin ettiği gibi "Green Beret"ten söz ediyorum. Oyunda yeşil bereli askerimiz tutsak edilen arkadaşlarını kurtarmaya çalışıyor. Konusu gayet basit ama kendisi hiç de öyle değil. Bunun için pek çok bölüm geçmeli, yığınla düşman öldürmelisiniz. Oyunun sonları trainer versiyonu çıktı ama bizim oynadığımız ilk zamanlar traineri yoktu ve oyunu 3 hakla bitirebilmek için saatlerce joystick sallamaktan kolumuz kopardı. Neyse bu kadar nostaljiden sonra oyuna dönebiliriz. Programı yüklediğinizde kurtaracağınız tutsakları gösteren sembolik bir demoyla karşılaşacaksınız. Green Beret'da ekranın solunda haklarınızı, altında aldığınız silahı ve mermi sayısını, ortada score'ları, en sağda da hangi bölümde bulunduğunuzu görebilirsiniz. Green Beret'da kullandığınız tek silah bıçak. Bu yüzden adamların size iyice yaklaşmasını bekleyip bundan sonra öldürmelisiniz. Yalnız ara sıra karşınıza çıkacak beyaz üniformalı komutanları öldürerek her bölüm için farklı silah elde edebilirsiniz. İlk bölüm için alev makinesi, ikinci bölüm için bazuka, sonraki bölüm için el bombası gibi. Yalnız bunları 3'er kez kullanabiliyorsunuz. Kullanmak için "space"e basın. Oyunda komutanlar dışında öldüreceğiniz başka adamlar var. Judocular bunların en zorlusu. Gördüğünüz anda ileri zıplayıp havada öldürmeye çalışın. Mavi üniformalı askerler ise aniden ateş ediyor. Ateş sesini duyduğunuz anda eğilin. Paraşütlü judocular da ayrı bir dert. Bölümleri açıklamaya gerek görmedim, çünkü yaptığınız olay hep aynı, sadece backgroundlar değişiyor. Yalnız ilk bölümün sonunda jipten inen adamları öldürmek için ekranın en sağına gidip yere yatın ve ateşi otomatiğe alın. Her ay bu köşede sizlerle koleksiyonunuza katabileceğiniz arşivlik Commodore oyunlarını açıklamaya çalışıyorum. Green Beret da zengin background grafikleri, güzel müziği ve uzunluğuyla bunlardan biri. Toga SAVAŞÇI