Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 54
DIET
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 55
HİHOHAHA!
Gördüğünüz gibi sonunda 5 ayfa olmayı başardık, yalnı yazıyı yazarken biraz kendi den geçmişim, kendimizi sa
“Bote ettik galiba, sabotaj yapacak yer kalmadı. Neyse hastaneden çıkar çıkmaz metal poster için çabalara devam edeceğim. Siz de bu arada bana yazmaya devam edin, belki dergiye sokabilecek şiddette bir laf. Her ne kadar Saturn'ün halkaları çapında bir egom olsa bile ben sonuç olarak derginin sıradan bir elemanıyım. Tüm amacımız hep beraber dergiyi arzulanan seviyeye getirmek. 64 meselesine gelince insanı hayatta pek çok şey kırabilir ama ilk aşkının yeri her zaman başkadır. Ben ilkokul 3'te müdür amcamdan dayak yediğim günlerden beri şu veya bu şekilde bu işle uğraşıyorum ama 64 bir yana dünya bir yana. 1) 64'te zamanında beni deli eden bir sürü adventure vardı, son zamanlarda bu alet için adventure sayısının azalması gerçekten üzücü, onun için sana benim zamanımın bazı oyunlarını tavsiye edeyim, en iyisini seçmek gerçekten zor: The Lord of the Rings, Dallas Quest, Castle of Terror, Wolfman, Gremlins ve yakın zamanlardan Corruption. 2) Bu sorunu en son cevaplayacağım. (tabii ki manyaklar gibi istiyorum, bu fırsatı bana verdiğin için sağ ol!) 3) Evet, Mert'in yazmasından belli olduğu gibi bu bir 64 oyunu, Amiga için de olduğunu duydum ama görmedim. Oyunu elde etmek için bana yaz! Bak herkes öyle yapıyor! 4) Senin de göreceğin gibi bu konuda çalışıyoruz! 2'nin devamı:) Evet, gürül gürül yanan kamp ateşinin etrafına oturun bakalım çocuklar, bu yaşlı büyücü size uzun bir hikaye anlatacak. Çok uzun zaman önce Middle Earth adı verilen bir dünyada pek çok ırktan yaratıklar yaşardı. Elf'ler, Goblin'ler, Orc'lar, Dwarf'lar, Wizard'lar, Mankind ve Hobbit'ler. Hobbitler bizim belimize ancak gelecek boyları, tüylü ayakları olan ufak yaratıklardı. Kendi hallerinde yaşar, yemeğe ve eğlenceye önem verirlerdi. Tembellikleri ve dış dünyada olanları umursamazlıkları biraz da şahsımı andırırdı (zaten yaklaşık aynı boydayız). Bizim hikayemiz birisiyle — Bilbo kez
Baggins'le
ilgili. Bilbo oldukça zengin bir hobbit'ti ve Shire'daki (Hobbit memleketi) en iyi evlerden birine sahipti. Bilbo'nun Gandalf adında bir de büyücü dostu vardı. Bu büyücü bir gün allem edip, kallem edip Bilbo'yu istemediği halde rahat koltuğundan kaldırıp bir dragon'un eline düşen hazinelerini geri almaya giden 13 tane Dwarf'ın peşine taktı. Zavallı Bilbo öyle dış dünyaya alışık değildi ve Dragon'un yuvasına gidene kadar başından yaratığın kaybettiği bir yüzük buldu. Bu yüzük görünmezlik yapıyordu ama aslında çok daha önemli bir yüzüktü. Bilbo bu ikisi sayesinde Dwarf'ların hazinelerini geri almasına yardımcı oldu, kendi çapında zengin bir kahraman olarak Shire'a geri döndü. Oyun burada bitiyor ama hikaye The Lord of the Rings adlı üç ciltlik bir kitapta devam ediyor, O yüzük Bilbo'nun başının belası olacak. Şimdi birinizin The Lord of The Rings'in konusunu sormasını bekliyorum. (lüüüütfeeen!) Kerim Çetinel mektubunu diskete yazarak bana göndermiş. Şaka diyecektim, mektuplarınızı CompactDisc'lere yazsanız olmaz mı? Böylece benim zavallı CD koleksiyonum da zenginleşir. Daha cevap veremediğim sürüyle mektup var, ama yerim pek fazla değil, mektubunuza cevap veremezsem üzülmeyin, bir gün sıra mutlaka ona da gelecektir. Bugün telefon edip Maniac Mansion soruları soran arkadaşım, biliyorum sana söz verdim ama soruları yazdığım lanet kağıdı bulamıyorum, şu anda masamın halini görseniz klavyeyi bulabildiğim için beni tebrik ederdiniz. Birazdan güneş doğacak ve Elvira'sız yeni bir gün başlayacak (oyundan değil gerçek Elvira'dan bahsediyorum!) Zavallı ben.. Bu arada Müzik sayfasında yer olmadığından Mehmet AKGÜL'ün sorusuna burada cevap veriyorum: Evet son iki aydır müzik sayfasındaki her kaset 5 yıldız alıyor ama bu benim suçum değil ki. Hepsi hak ettikleri değerlendirmeyi alıyorlar. Zaten ben her ay bütün paramı kasetlere yatırıyorum, ve onca kasetin arasından en iyilerini seçip size tanıtıyorum. Umarım bu sorunu cevaplar. Manisa'dan yazan Ke...... Ne oluyor böyle, mouse'u tutan elim bir anda saydam bir maddeye dönüştü! Sol bacağım da öyle! Tamamiyle değişiyorum, yarabbi ne oluyor bana, bu kadar mı ama
Jelibom yememeliydim! Sonunda ben de dev bir jelibom oldum: THE REVENGE OF THE MUTANT GUMMY BEAR ADVENTURE FREAK! Odanın içinde oraya buraya zıplayıp duruyorum, Bong, Bong, zavallı kaktüsüm C'yi de ezdim işte. Kim açık bıraktı bu pencereyi, bir anda dışarı uçuyorum, kolla kendini Beşiktaaaaaa Eğer problemleriniz varsa, peşinizdeki şahıs yolunuzu ve “hubala zabula kamini' diyerek ayakkabınız, ayağınızı vuruyorsa, burnunuz akıyorsa, en iyi arkadaşınız sulanıyorsa, THY moralinizi bozuyorsa, anneniz kendini Joan Jett zannediyorsa veya olur ya hani, bir adventure'da takılıyorsanız bana yazın. Eğer eski halime dönebilirsem size yardım etmeye ADANC izinkine
| with judical granite Because | don't say it, don't mean | Next thing you know, they'll thoughts away I know What I said, | must scream of the overdose of mercy killings (Many thanks to tolga for the