Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 64
.bulup üst kata çıkın. Bu arada sakın gardiyanlara yakalanmayın. Bu katta Tablet of Truth'u bulduğunuz yerdeki gardiyanı Blue Scroll ile dondurun ve hemen Tableti alıp gizli geçide dönün. Gizli geçidi kapatıp handan çıkın ve Eralan'a ışınlanın. Eralan'da saraya girip krala Tableti verin. Size ödül olarak 100 altın verecek. Bundan sonraki görevinizi öğrenmek için büyücü Irial'ı bulmanız gerekecek. Aslında o kayıp fakat saatlerce uğraşıp yerini buldum. Eralan'dan güneye doğru ayrılın ve köprüyü geçin. Taşlık yolu izleyin. Yol ayrımında doğuya gidin, ikinci yol ayrımında yukarı gidin. Yolda bir ev göreceksiniz. Bu bir avcının evi. Avcıyla konuştuğunuzda size ormanın kuzeyinde gördüğü bazı ışıklardan bahsedecektir. Evden çıkıp yukarı devam edin. Ormana girin ve ormanda ilerleyin. Bir süre sonra ormandan çıkacaksınız. Sürekli batıya giderek göl kıyısına gelin. Kıyı şeridini sürekli takip edin. Uzun bir yolculuktan sonra bir köprü daha geçeceksiniz ve az ileride büyücünün kulesi var. Kuleye girin. Merdivenlerden yukarı çıktığınızda bir başka boyuta geçiyorsunuz. Burası oyunun başında bahsedilen kule. Irial sizi bu odada bekliyor. Yanına gittiğinizde size Lankwell'de bir katili aramanızı söylüyor. Kuleden çıkıp Green Scroll ile Lankwell kasabasına ışınlanın. Hana girip barmenin yanında oturan yaşlı adama "Assassin" yani katil hakkında soru sorun. Size bir zamanlar Black Asp adında bir katilin olduğunu söyleyecek. Şimdi handan çıkıp baltayı satın aldığınız adamın evinin solundaki eve girin. Buradaki adama Black Asp hakkında soru sorun. Onu son olarak güneyde bir yerlerde bir köprünün ardında gördüğünü söyleyecektir. Hanın oraya gidin ve biraz aşağıdaki yoldan ayrılıp doğuya gidin. Göle ulaştığınızda göl kıyısını doğuya doğru takip edin. Köprüyü bulunca köprüden geçin ve biraz aşağıdaki eve girin. Evde Black Asp oturuyor. Black Asp'a High King'i sorun. Eğer soru sorma şıkları arasında High King yoksa Eralan'a gidip bardaki yaşlı adama soru sorun ve tekrar Black Asp'a dönün. Şimdi ona High King'i sorun. Artık gerçekleri öğrenmenin vakti geldi. Black Asp size bir sürü itirafta bulunacak. Bunları onun ağzından duyalım: "Seneler önce Lord Dariel (Şimdiki kral) beni kötü bir lordu öldürmem için kiralamıştı. Onu 100 metreden bir okla vurdum. Hemen ölüverdi. Gidip kim olduğuna baktığımda onun YÜCE KRAL olduğunu gördüm. Yanında tek varlığı olan oğlu ve madalyonu vardı. Yaptığım yanlışı düzeltmek için Büyülü Madalyonu ben, çocuğu da bir oduncu ailesinin evinin önüne bıraktım. Madalyon benim işime yaramadığından onu bir büyücüye sattım. Şimdi sana bu itirafnameyi veriyorum. Bunu Lord Heidric'e götür, belki o krallığı kurtarabilir.", Evet, suikastlar, entrikalar, büyücüler... ne süper bir oyun, değil mi? Black Asp'dan aldığınız Scroll'u ışınlayın. Gizli geçitten saraya gidip en üst kata çıkın ve Lord'un önüne çıkın. Ona Scroll'u verdiğinizde size şunları söyleyecek: "Demek tahmin ettiğim gibi! Dariel Kral'ı öldürmüş. Hemen harekete geçmeliyim... Ama yapamam! Çünkü saraydaki her şeyi Dariel'e bildiriyor. Onu benim için bul. Seni bekleyeceğim." Artık saraya ana kapıdan girebilirsiniz. Heidric sizin yakın bir arkadaşınız oldu. Saraydan çıkıp Trollsbane Tavern yani az ilerdeki hana girin. Hancı Smittiy ile sohbet edin, yani "Chitchat" yapın. Size, Barton'un birinin saraya sızmaya çalıştığını gördüğünü söyleyecektir. Şimdi Barton'un evine gidip ona "Sneaking" hakkında soru sorun. "Bir saray muhafızını akşamleyin dışarıda dolaşırken gördüm" diyecek. Evden çıkıp akşam olmasını bekleyin. Handa vakit geçirebilirsiniz. Akşam geldiğinde kale surları yakınında baltalı bir saray muhafızını bulun ve öldürün. Öldürdüğünüzde bilgilerin yazılı olduğu kağıdı bırakacak. Bunu alıp götürün. Heidric, bu sefer de oğlunu kurtarmanızı isteyecek. Saraydan çıkıp Green Scroll ile Hampton kasabasına ışınlanın. Bu kasabadaki evlerin birinde (Hanın az yukarısında) bir soylu oturuyor. Onunla sohbet edin. Size korkunç bir olaya şahit olduğunu söyleyecek. Şimdi de "Crime" hakkında soru sorun. Size anlatacakları şunlardan ibaret: Prens, Hampton kasabasını ziyarete geldiğinde bazı zorbalar tarafından kaçırılmıştır. Konuştuğunuz kişi uşağını onları izlemesi için yollamıştır. Fakat uşak, onların izini Shadow Peak denen yerde kaybetmiştir. Evden çıkın ve taşlık yolu sağa doğru takip edin. Yol bitse de aynı istikamette devam edin. Bir süre sonra büyük bir ev bulacaksınız. Evin kapısında (içeride) bir muhafız bekliyor. Bu muhafızı öldürüp bıraktığı yeşil anahtarı alın. Üst kata çıkıp Prensin odasına girin ve onu kurtarın. Prens, size gidip görmenizi söyleyecek. Hemen buradan çıkıp size daha evvelden anlattığım biçimde Büyücü'ye gidin. Irial, "Bu krallık için son bir şans daha var. O da kayıp bir çocuk, Kralın oğlu. Şimdi sen kendini ispatlamalısın. Git ve çöldeki zindanda yaşayan Lyche'yi öldür" diyecek. Ne bekliyorsunuz? Hemen çöle!!! Çöle ulaşmak için Green Scroll ile Hampton'a gidin. Hampton'da ana yola çıkın sonra ikinci bir yol ayrımına geliyorsunuz. Buradan güneye inerek Last Hope hanına girin. Handa yemek yiyen adama gidip sohbet etmeye başlayın; tapınak yıkıntılarına gittiğini söyleyecek. "Temple" ile ilgili ne bildiğini sorun. Burada, eskiden güç delisi olan bir büyücünün yaşadığını, bu büyücünün, gücünü çoğaltmak için bir yaratığa dönüştüğünü söyleyecek. Şimdi de Lyche'yi sorun. Lyche'nin ancak kutsal su (Holy Water) ile öleceğini söyler. Holy Water'i sorarsanız da, onu, Rhyder kasabasındaki Friar Kaine'den bulacağınızı söyler. İsterseniz Rhyder'e gidip ondan kutsal suyu alabilirsiniz. Evi kasabanın girişindeki ilk ev. Ama benden size ipucu: Oyunun başında size Foretelling Stones'i aldırdıktan sonra sizi bu kasabada dinlenmeye göndermiştim. İşte o sırada Friar Kaine'nin evine girip onu öldürebilir ve bıraktığı kutsal suyu alabilirsiniz. Köylüler tarafından dışlanıp, saldırıya uğramamak içinde hemen hana gidip uyuyun. Sabah her şey unutulmuş olacaktır. Kutsal suyu bulduğunuzda tekrar Last Hope hanına girin. Handan yiyecek aldıktan sonra güneye, çöle doğru ilerleyin. Yıkıntıların arasında bir kapı bulacaksınız. Bu kapıdan içeri girdiğinizde karışık bir labirente düşüyorsunuz. İçerisi iskeletler ve hayaletlerle dolu. Burası hem çok tehlikeli hem de karmaşık. Belli bir alanda sıkışıp kaldığınızı sanıyorsunuz. Tam çaresizliğe düşmüşken ayağınız bir taşa çarpıyor ve o anda bir başka kapı açılıyor ve başka bir taş daha çıkıyor. Taşlarla ve kapılarla uğraşmak pek eğlenceli gözükmese de sizi bu labirentin sonunda Lyche denen kötü bir büyücü bekliyor. Sakın labirentten, oyundan bıkayım demeyin! Unutmayın ki insan azminden hiçbir şey kurtulamaz. Lyche ile karşı karşıya geldiğinizde, onun tahtında sizi beklediğini göreceksiniz. Hemen tahtının yanına gidip Kutsal Suyu kullanın. Kutsal Su onu eritecektir. Öldüğünde tahtın üstünde bir şişe bırakıyor (Red Potion). Bunu alın. Red Potion'u kullandığınızda adamınız düz bir hizada, uzun bir mesafeyi daha çabuk geçiyor. Kullandığınızda daha iyi anlarsınız. Red Potion'u alır almaz labirentten çıkın ve Irial'a gidin. Irial sizi tebrik edecek ve bazı şeyler söyleyecek: "Şimdi gidip beni bu kuleye hapseden kötü büyücüyü (Cleric) yok edip, ondan Yüce Kral'ın madalyonunu almalısın." Evet, sizin de anladığınız gibi bu büyücü, katil Black Asp'ın madalyonu sattığı büyücü. Para karşılığı aldığı bu büyülü madalyonun esas sahibi Yüce Kral'dır ve madalyon kötü ellerde, çok kötü olaylara neden olmaktadır. O yüzden gidip onu sarayında öldürmelisiniz. Onun sarayına girmek için, büyülü bir objeye ihtiyacımız var. İhtiyacınız olan obje çan ve bu çan bir labirentte bulunuyor. Labirentin anahtarını size Irial verecektir. Labirentin girişi ise bir kraterin ağzında. Krater, Eralan'ın güneyinde, yalnız başına oturan adamın evinin tam güneyinde. Siyah bir alan ve kapı var. Irial'dan anahtarı aldıysanız, rahatlıkla içeri girebilirsiniz. İçerisi aynen çöldeki zindan gibi, karmakarışık bir labirent. Gene taşlara basarak gizli geçitler açmalı ve labirentin özel yerinde sizi bekleyen büyülü çanı almalısınız. Çan bir sütun üzerinde duruyor. Yalnız oldukça dikkatli olmalısınız, çünkü her taraf iskelet ve hayaletlerle kaynıyor. Çanı almayı başarırsanız hemen kraterden çıkın ve Green Scroll'u kullanarak Rhyder kasabasına ışınlanın. Kasabadaki handa geceledikten sonra sabah dışarı çıkın. Kuzeye yönelip kasabayı aşın, bir süre sonra kuzeydeki dağların eteklerine varacaksınız. Şimdi sürekli bu dağ eteklerini takip ederek doğuya gidin. Oyunu bitirmeniz için yapmanız gereken son bir şey kaldı. Artık Irial'ın bahsettiği Grey Abbot'u öldürmeniz gerekiyor. Çok uzun bir süre dağların kenarında gittikten sonra, oyunda ilk defa karşılaşacağınız bir rahip göreceksiniz. Bu rahiplerden epeyce var ve sizin düşmanınızlar, ayrıca epey güçlüler. Bunlar, size oyunun başında anlattığım rahipler. Şatoları oldukça yakında ve başkanları sizin aradığınız büyücü Grey Abbot. O da sizi şatodaki tahtında bekliyor. Rahipleri göreceğiniz yerde biraz dolanırsanız, şatoyu bulursunuz. Bu şatodan içeri girmek imkansız, ama büyülü çan içeri girmenizi sağlıyor. Şato üç katlı. Grey Abbot orta katta. Alt katta zindan, üst katta büyücü bulunuyor. Alt kata gizli bir geçitten iniyorsunuz. Grey Abbot'a karşı silahlarınız etkisiz kalacaktır. Onu özel bir silahla öldürmelisiniz. Ama ne ile? Bunu ben de bilmiyorum. Gelin hep beraber öğrenelim. Üst kata çıkın ve buradaki koyu renkli giysili rahibi öldürün. Öldüğünde beyaz anahtarı bırakacaktır. Anahtarı alıp alt kata inin. Şimdi zindana inmelisiniz. Zindana inen gizli geçit saray girişinin hemen solundaki odada. Aynı handaki gizli geçitteki gibi duvardaki kolu itince, yerde merdivenler açılıyor. Aşağı inin ve içinde mahkum bulunan zindana beyaz anahtar ile girin. Zindandaki mahkum size "Grey Abbot'u öldürmeye mi geldin?" diye soracaktır. Ona evet deyin. Size bir zamanlar onun da aynı şeyi yapmaya çalıştığını, fakat buraya hapsolduğunu, onun ancak kendi büyü küresiyle öldürüleceğini söyleyecek. Küre hakkında soru sorduğunuzda, onun odasının yatağının arkasında saklı olduğunu söyleyecektir. Vakit kaybetmeden üst kata çıkın, odaya girin ve yatağın yanından, gözükmese de küreyi alın. Şimdi hemen Grey Abbot'un yanına gidin ve tam yanında küreyi kullanın. Acılar içinde yok olacak ve boynundaki madalyon tahtın üzerine düşecektir. Madalyonu alınca Times Of Lore bitiyor ve sizi süper bir son ekranlar dizisi bekliyor. Bu ekranlarda anlatılan hikaye çok ilginç. Harika müzikler ve grafikler eşliğinde sanki bir show yapılıyor. Anlatılan hikaye ise şunlardan bahsediyor. Madalyonu boynunuza taktığınızda, esas kralın siz olduğunu anlıyorsunuz. Oğlu olduğunuzu sandığınız oduncu ailesi, Black Asp'ın kralı öldürüp oğlunu bıraktığı aile. Yani Lord Dariel kral değil. Atınıza atlayıp Eralan'a dönüyorsunuz. Yolda sizi kral olarak gören herkes işini bırakıp sizin peşinizden geliyor. Herkes mutluluk içerisinde kalıyor. Yolda başrahip ve Friar Kaine size katılıyor. Lord Heidric ve kuzeydeki lord gururla sizi izliyor. Geldiğinizi, yani kral olarak geldiğinizi duyan Lord Dariel kadehten içki içip intihar ediyor. Yanında bıraktığı kağıtta: "Hoşgeldiniz. Kralım! Bu ihancı vekiliniz en azından görebildiğinin bilinciyle mutlu olabildi ve artık döndüğünüzü biliyor. Size krallığı kötü bir halde teslim ediyorum, fakat hala şansımız var." Kral olarak başa geçer geçmez yüce kurul açılıyor ve tüm lordlar toplanıyor. Ayrıca Irial de geri dönüyor. Kurula Prior of M'bout, Warden of Ganestor, yani de katılıyor. Önce Irial yüzüğünü kullanıp mistik bir geçit açıyor. Bu geçitin ardında başka dünyalar, başka zamanlar yatıyor. Daha sonra Prior, Foretelling Stones'i kullanıp ülkenin geleceğini düzeltmek üzere eski haline döndürüyor. Heidric de Tablet of Truth ile tüm kötülükleri ve kötü yaratıkları yüzüğünün açtığı geçitten başka bir dünyaya yolluyor. Siz de madalyonu takarak büyük bir ışık hüzmesi içerisinde gözleri kamaştırıyorsunuz. Bir anda tüm krallık, tüm ülke doğruları ve yanlışlarıyla gözünüzün önünden geçiyor. Ülkeyle zihinsel olarak birleşiyor ve kötülükleri kökünden temizliyorsunuz. Her şey bittiğinde Irial, "Artık her şey düzeldi" diyor ve bir daha dönmemek üzere ayrılıyor. Sizin hikayeniz ise bir efsane haline geliyor. Siz ayrıca dağların gerisindeki topraklara da barışı getiren ilk kral oluyorsunuz. Bir kez daha gerçek bir yüce kral ülkeyi huzur içinde yönetiyor. Gördüğünüz gibi bir klasik oyunun daha hakkından geldik. Böylesine süper, böylesine muhteşem ve böylesine harika bir oyun için gerçekten de değdi. Çok titiz bir çalışmayla hazırlanmış olan bu oyunu şu anda yalnız disket sürücü sahipleri kullanabiliyor ve disketin bir yüzünü kaplıyor. Ayrıca bir de SAVE disketine ihtiyacınız var. Yani toplam bir disk, bu bir mucize. Fakat kasetçiler de üzülmesin! Dergimiz oyunun orijinalini sizler için dışarıdan sipariş etti ve şu anda yolda. Yakında kaset kullanıcıları da bu eşsiz oyunu görebilecek ve oynayabilecekler. Son söz olarak bu süper süper süper oyunu alın derim. Not: Devden aldığınız Ring'i yani yüzüğü nerede kullanırsanız kullanın bir süreliğine görünmez olmanızı sağlar. Mert HEKİMCİ
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 65
-SON>-
Sorun.